|
Sık Sorulan Sorular: TÜKETİCİYİ KORUMA KANUNU Son Güncelleme Şubat 2007
Tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeler kaç gruba ayrılır? Tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri iki gruba ayırabiliriz. Bunlardan ilki, önleyici nitelikte olup, tüketiciyi henüz satıcı tarafından sömürülmeden, aldatılmadan, zarara uğratılmadan koruyucu işlev yapmaktadır. Bunlara örnek olarak “tüketicilerin bilinçlendirilmesini ve eğitilmesi” (md. 20); dernek, vakıf ve tüketici kooperatifleri gibi, tüketici haklarını savunucu “tüketici örgütlerinin kurulmasını özendirme ve bunları destekleme” (md. 3/r); “tüketicilerin sözleşme ilişkisini girişmeden önce yeterli bilgilere sahip olmasını sağlayacak etiket koyma zorunluluğu” (md. 12); “yasalara genel ahlaka aykırı; dürüst olmayan; aldatıcı, yanıltıcı, bilgi ve deneyim eksikliğini istismar edici; can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü; şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici; kamu sağlığını bozucu; hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanların yasaklanması” (md. 16); “Sanayi ve Ticaret Bakanlığına, mal ve hizmetlerin kalite ve satndardına uygunluk denetimi yapma yetkilerinin tanınması” (md. 19, 27); “satıcıların satıştan kaçınma yasağına bağlı tutulması” (md. 5/I, II) gösterilebilir. İkinci grup düzenlemeler ise satıcı ile aralarında kurulan hukuki ilişki dolayısıyla sömürülen, aldatılan, zarara uğrayan tüketicinin satıcıya karşı başvurabileceği yaptırımı uygulamaya yönelik yada bazı olanaklar tanıyan düzenlemelerdir. Örnek olarak “ayıplı (özürlü) mal ve hizmet satışı halinde tüketiciye bazı seçimlik hakların tanınması” (md. 4); “mal ve hizmetlerin sunulmasının bazı koşul ve sınırlamalara bağlı tutulmasının yasaklanması” (md. 5/III); sözleşmelerdeki haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmaması (md.6); “taksitle satışlarda muacceliyet koşulunun belirli esaslara bağlanması ve sözleşme koşullarının yazılı biçimde açık olarak düzenlenerek bir nüshasının tüketiciye verilmesi” (md. 6/A); “kampanyalı satışlarda tüketiciye karşı, satıcı ile birlikte, üretici-imalatçı, ithalatçı, acente, bayi ve temsilcinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması” (md. 7); “kapıdan satışlarda tüketiciye malı, bir neden göstermeksizin yedi gün içinde geri verme hakkının tanınması ve sözleşme koşullarının açık biçimde yer aldığı yazılı metnin peşinen verilmesi” (md. 8, 9); mesafeli sözleşmelerde de kapıdan satışlara dair hükümlerin uygulanacağını belirterek tüketiciye yedi günlük sürede cayma hakkının verilmesi (md. 9/A); “tüketici kredilerinde, kredi koşullarının eksiksiz yer aldığı yazılı bir sözleşme örneğinin tüketiciye verilmesi; bu koşullarda satıcının tek yanlı değişiklik yapmasının yasaklanması; kredi borcunu vadesinden önce ödenmesi durumunda faizden indirim yapılması zorunluluğunun getirilmesi” (md. 10); kredi kartlarını tüketici kredi hükümlerine bağlayarak özellikle temerrüt faizine sınır getirilmesi (md. 10/A); “satıcının süreli yayınlara abone koşullarını uymaması halinde, tüketiciye sözleşmeden dönme hakkının tanınması” (md. 11); her türlü abonelik sözleşmelerine taraf olan tüketicelere cayma hakkı veren düzenleme “tüketiciye aldığı mal için garanti süresi içinde bozulan malı, işçilik ve malzeme ücreti almaksızın onarma zorunluluğunun getirilmesi” ) (md. 13); “satışan mala ilişkin tanıtma ve kullanma klavuzu verilmesi zorunluluğu” (md. 15); “tehlikeli ve zararlı malların üzerine ve ekli kullanım klavuzuna gerekli uyarı ve açıklayıcı bilgileri yazma zorunluluğu” (md. 18); “tüketicinin başvurabileceği reklam kurulu (md. 18), tüketici konseyi (md. 21), tüketici sorunları hakem heyeti (md. 22), tüketici mahkemeleri (md. 23) gibi kuruluşlara yer verilmesi”; satıcının yükümlülük ve yasaklara uymaması durumunda birtakım ceza yaptırımlarının öngörülmesi” (md. 25 ve 26) ile ilgili olanları gösterebiliriz. Ancak bu düzenlemeler başlı başına tüketicinin korunması sorununu çözmeyeceğinden en uygun çözüm bizzat tüketicilerin, haklarına sahip çıkarak, yasayla tanınan yollardan yaygın biçimde yararlanmasıdır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler ile ne gibi yenilikler getirilmiştir? 4822 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda;
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun amacı nedir? Kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlenmesidir. Aynı zamanda uyumlaştırma süreci devam eden AB teknik mevzuatının etkin bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli alt yapının oluşturulmasını teminen 4703 sayılı Ürünlere İişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun çıkarılmıştır. Bu kanun ile ürünlerin piyasaya arz koşulları öğretici ve dağıtıcıların yükümlülükleri, piyasa gözetimi ve denetimi, güvenli olmayan ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertaraf edilmesi, uygunluk değerlendirme faaliyetlerinde bulunacak uygunluk değerlendirme kuruluşlarının çalışma usul ve esasları, cezai müeyyideler, AB Komisyonuna ve AB üyesi ülkelere yaşpılacak bildirimler gibi hususlar düzenlenmiştir. Bu kanunun uygulama usul ve esaslarını düzenleyen yönetmenlikler de yürürlüğe konulmuştur. T.H.K. Kanunun 16. maddesinde: Ticarı reklam ve ilanların kanunlara, reklam kurulunca belirlenen ilkeler, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun dürüst ve doğru olması esastır. Tüketıciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü , şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu hastalıkları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ve örülü reklam yapılmaz. Aynı ihtiyaçları karşılıyan ya da aynı amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin reklamları yapılabilir. Reklam veren, ticari reklam ve ilanda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür. Reklam verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdürler. Bu madde bilinçsiz veya bilgisiz tüketicilerin zaaflarından istafade gayesiyle alınması gerekmiyen ürünlerin satılmasının önlenmesi istenilmekte ve reklam ile ilgili ilkelerin Reklam Kurulu tarafından tespit edileceği belirtilmektedir. Abartılı reklamların verilmesinin önlenmesi ve reklamı verenin iddia ettiğii hususu ispat etmesi ve aldatıcı reklam olduğunun ispatı halinde reklamı verenin sorumlu tutulacağı öngörülmektedir. Ticari reklam ve ilan nedir? T.K.H.K. da ticari reklam ve ilanların tanımı verilmemekle birlikte Reklam Yönetmenliğinin 3/h maddesine göre: “Ticari reklam ve ilan; mal , hizmet, veya marka tanıtmak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek ve ikna etmek, satışını veya kiralanmasını sağlamak ya da artırmak amacıyla reklam veren tarafından herhangi bir mecrada yayınlanan pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular” dır. Örtülü reklam nedir? Örtülü reklam yasak olmasına rağmen gizli olarak yapılan reklamlardır. Mesela avukatların reklam yapmaları yasaktır. Bir avukatın çeşitli programlara çıkarak kendini sıklıkla lanse etmesi örtülü reklam olarak değerlendirilmek gerekir. Reklam Kurulunun görevleri nelerdir?
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan doğan ihtilaflara karşı hangi hukuki yollara başvurulabilir?
Tüketici mahkemelerinde görülen davalara hangi yargılama usulü uygulanır? Tüketici Mahkemelerinde görülen davalara basit yargılama usulüne tatbik edilir. Kimlerin dava açma yetkisi vardır? Tüketicilerden başka tüketici örgütleri ve Bakanlığa da dava açma yetkisi tanınmıştır. Dava açmaya yetkili bulunan bu şahıslar harç ödemektedn muaf tutulmuşlardır. Davanın satıcı aleyhine neticelenmesi halinde harçlar satıcı tarafından ödenecektir.Tüketici mahkemeleri kanuna aykırılığın tedbiren durdurulmasına ve nihai kararın ülke çapında ve mahalli gazeterde de yayınlanmasına karar verebilmektedir. Kanuna aykırı durumun kaldırılması ile ilgili karar da masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle ilan edilir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nda para cezalarına ilişkin bir düzenleme yapılmış mıdır? 25. madde uyarınca Kanunda yazılı hususları aykırı hareket edenlere muhtelif miktarlarda para cezası verilmektedir. Bu cezalar bazı hallerde katlanmakta veya tekerrür halinde artırılmaktedır. Para cezalarının miktarı her yıl yeniden tespit edilmektedir. Bakanlığa süreli yayın kuruluşlarından kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilanın durdurulmasını istemek ve bu istek yerine getirilmediği takdirde mahkameye müracaat etmek yetkisi verilmiştir. Kanunun 26. maddesi ile yukarıda belirtilen cezaların maddelerine atıf yapılmak suretiyle cezaların Bakanlık ve Mülki amirliklerle uygulanacağı belirtilmiştir. Para cezalarının hukuki niteliği nedir? Verilen para cezaları idari niteliktedir ve bunlara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edilebilmektedir. İtiraz üzerine idare mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir. Verilen cezalar Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre tahsil edilmektedir. Yönetmelikler
Kurul , c bendinde belirtilen cezaları, ihlalin niteliğine göre veya ayrı verebilir. Kurul, ticari reklam ve ilanlarda uyulması gerekenilkkeleri belirlemede; ülke koşullarının yanı sıra, reklamcılık alanında evrensel kabul görmüş tanım ve kurallar ile gelişmeleri, uluslararası reklam uygulama esaslarını, reklamı yapacak ürün veya hizmetlerin özelliğini ve yürürlükteki özel mevzuat hükümlerini de dikkate alır. Reklam Kuruluna başvuru nasıl yapılır? Kurula başvurular yazılı olarak yapılır. Şikayet edilen reklamın, yazılı veya basılı olanların asılları dilekçeye eklenir. Televizyon filimleri ve radyo reklam kayıtları Radyo Televizyon Üst Kurulundan, kurulca temin edilir. Başvular bakanlık kanalı ile de yapılabilir. İnceleme esnasında gerekli görüldüğü takdirde ilgili kişi veya kurumlardan yazılı olarak bilgi ve görüş istenebilir. Gerekçeli karar Genel Müdüre intikal ettirilir ve karar bakanlıkca uygulanır. Karar verilmeden önce Kurul tarafından konu hakkında görüşlerin bildirilmesi ile ilgili rapor hazırlanbması için komisyonlar kurulabilir. Ticari Reklam ve İlan Yasağına Uymayanlara Verilecek Cezalar Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 2. maddesine göre (fıkra VIII), 16. maddeye aykırı davranarak yasak reklamlar yapılırsa, Reklam kurulu 3.500,00-YTL para cezası ve/veya üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya düzeltme cezası uygunalır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir. 16’ınca maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, para cezası on katı olarak uygulanır. Bu yasağa uymama, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, cezanın on katı uygulanır. (4077 sayılı K. 25/VIII). Bu cezayı uygulamaya yetkili makam Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır. (4077 sayılı K.) |
©2007 Deriş Patent Ve Marka Acentalığı A.Ş. Her hakkı saklıdır.