Anasayfa         I.P.M.S._e Dosya Görüntüle        I.P.M.S._e Talimat Gönder           İnsan Kaynakları          Öneriler & Sorular
English           E-Posta

 Firmamız ve Ortakları

 Ekibimiz

     Etkinlikler

     Çevrimiçi Hizmetler

     I.P.M.S.® Hakkında

     Bağlantılar

     Formlar

     Ek Dökümanlar

 

Sık Sorulan Sorular:
ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARI

Son Güncelleme Nisan 2006


Türkiye’de entegre devre topoğrafyalarının korumasına ilişkin mevzuat nelerden oluşmaktadır?

Türkiye’de Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması 30 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe giren 5147 sayılı Kanuna ve 30 Aralık 2004 tarihli ve 25686 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğe dayanmaktadır.

Söz konusu Kanunun amacı ülkede bir rekabet ortamının ve bu alanda sanayinin gelişmesini sağlamak gayesi ile entegre devre topoğrafyalarının korunmasını kapsamaktadır.

Kimler entegre devre topoğrafyası korunmasından yararlanabilir?

5147 sayılı Kanunun 3. Maddesine göre aşağıdaki kişiler entegre devre topoğrafyalarının korunmasından faydalanabilirler:

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili uluslararası anlaşmaların hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler Türkiye’de entegre devre topoğraflarının korumasından yararlanabilir.
  • Yukarıdaki açıklamaların dışında kalmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen entegre devre topoğrafyası koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler de, karşılıklılık ilkesi gözetilerek, Türkiye’de bu haktan yararlanırlar.

Karşılıklık ilkesi nedir?

Söz konusu Yönetmeliğinin 6. Maddesinin 3. fıkrasına göre, eğer yabancı ülkeler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının entegre devre topoğrafyalarını tescil etmesini kabul ederlerse veya tescil edeceklerini yazılı olarak bildirmeleri durumunda, Türkiye korumanın karşılığını yapacaktır.

"Orijinallik" gerekliliği nedir?

Entegre devre topoğrafyaların aşağıdaki gibi okunan Kanunun 4. Maddesinin 1. fıkrasına göre tescil belgesi ile korunabilinmeleri için orijinalik gereklililiğini yerine getirmelidir. “Orijinal niteliğe sahip entegre devre topoğrafyaları, tescil belgesi verilerek korunur”. Kanunun 5. Maddesine göre “orijinal” terimi “topoğrafya tasarlayıcısının kendi fikrî çabası sonucu ortaya çıkmış ve tasarlama sırasında entegre devre üreticileri ve tasarlayıcıları arasından bilinmeyen tasarım” demektir.

Koruma ne zaman başlamaktadır?

Koruma entegre devre topoğrafyasının hak sahibi tarafından veya onun izniyle üçüncü bir kişi tarafından yurt içinde veya yurt dışında ilk kez ticari açıdan piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren iki yıl içinde Türkiye’de ilk ticari açıdan piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren tescil başvurusunun yapılmasıyla başlamaktadır. Ticari kullanım ve bu yüzden ilk kullanım tarihi olmadığı durumlarda, koruma Türkiye’de entegre devre topoğrafyalarının tescil başvurusunun yapıldığı tarihte başlamaktadır.

Korumanın süresi nedir?

Koruma süresi on yıldır. Entegre devre topoğrafyası ticari amaçla kullanılmazsa ve tasarım tarihinden itibaren on beş yıl içinde tescil başvurusunda bulunulmazsa, gizlilik gerektiren bir durumun ispat edilmesi hariç olmak üzere, bu süreden sonra korumadan yararlanamaz (Kanunun 6. Maddesi 3. fıkrası).

Korumanın yenilenmesi olmamakta on yılın sonunda hakkın konusu herkesin kullanımına açık hale gelir.

Hangi kişiler entegre devre topoğrafyası korumasını talep etmeğe yetkilidirler?

Kanunun 7. Maddesine göre entegre devre topografyasının korunmasını talep etme hakkı tasarlayıcıya veya onun hukukî haleflerine aittir. Birden çok tasarlayıcı olduğu durumlarda, aksi sözleşmede kararlaştırılmamızsa, müşterek mülkiyet geçerli olmaktadır.

Hizmet ilişkisinde, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken tasarladıkları entegre devre topoğrafyasının koruma hakkı aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa işverene aittir. Buna karşılık işveren bir bedel öder. Bedel konusunda anlaşmazlık olduğunda, bedel mahkeme tarafından tespit edilir.

Entegre devre topoğrafyası hak sahibi hangi yetkilere sahiptir?

Kanunun 11. Maddesine göre entegre devre topoğrafyası hak sahibi, kendi izini olmadan veya kendi izininin ötesinde yapılan aşağıdaki fiileri önlemek ve durdurmak için inhisari yetkilere sahiptir:

  • Orijinal olma şartını haiz bulunmayan parça(ları)nın çoğaltılması hariç olmak üzere, koruma altındaki entegre devre topoğrafyasının, bir bütün veya bir kısım olarak, bir entegre devre içine alınması ya da bunun dışında herhangi bir şekilde çoğaltılması;
  • korunan bir entegre devre topoğrafyasının, korunan entegre devre topoğrafyasını içeren bir entegre devrenin ya da kanunun ihlal edilmesi ile çoğaltılmış entegre devre topoğrafyasını içeren ürünün ithal edilmesi, satışı ve ticari amaçla dağıtılması.

Kişisel kullanım istisnası nedir?

Kanunun 12. Maddesi (madde metni için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklayın) bazı eylemlerin hak sahibi olan kişinin izni gerekmeksizin serbestçe yapılabileceği öngörmektedir. Korumanın kapsamı dışında kalan bu fiiler özetle kişisel kullanım istisnasını ilgilendirmektedir. Hak sahibinin izni olmadan entegre devre topografyasını ticari olmayan kişisel amaçlar için veya yalnızca değerlendirme, analiz, araştırma ya da eğitim maksadıyla çoğaltma tecavüz sayılmamaktadır.
 EntegreDevre_Kanun.pdf 

Entegre devre topoğrafyası başvurusu yaparken hangi bilgi/belgeler gereklidir?

Entegre devre topoğrafyası tescil başvuruları Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) yapılır (Madde 13) ve Kanunun 14. Maddesine ve Yönetmeliğin 8. Maddesine (söz konusu maddeler için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklayın) uygun olarak aşağıdaki bilgi ve evraklar da sunulur:
 EntegreDevre_Kanun.pdf 
 EntegreDevre_Yonetmelik.pdf 

  • entegre devre topoğrafyasının ilk ticari kullanım tarihi ve böyle bir kullanımın gerçekleştiğine dair beyan,
  • başvuru vekil aracılığıyla yapılıyorsa vekaletname (vekaletname örneğimiz için lütfen burayı tıklayın),
  • başvuru tüzel kişi adına yapılıyorsa imza sirküleri,
  • entegre devrenin yerine getirdiği elektronik işlevleri tanımlayan bilgileri içeren ve yayın yoluyla çoğaltmaya elverişli, entegre devre topoğrafyası kopya veya net çizimleri. Bu kopya veya çizimler entegre devre topoğrafyasının tanınmasına yeterli oluyorsa, entegre devrenin üretimiyle ilgili parçalara ait kopya ve çizimler tevdi edilmeyebiliniyor,
  • entegre devre topoğrafyasının kısa ve açıklayıcı tanımını içeren yazılı halde özet (tercihen 100 kelimeyi aşmamalıdır),
  • tasarlayıcının kimliğini tayin eden bilgiler ve eğer kendisi tasarlayıcı değilse veya tasarlayıcılar birden çok kişi ise Yönetmeliğin 8. Maddesine uygun olarak başvuruda bulunan kişinin tescil etme hakkını tasarlayıcı veya tasarlayıcılardan ne şekilde elde ettiğini başvuru formunda beyan etmesi gerekmektedir.

Kanunun 15. Maddesine göre, başvuru Kanunun 14. Maddesine ve Yönetmeliğin 8. Maddesine uygun değilse eksik noktalar/hususlar TPE’nin başvuru sahibine yaptığı bildirimden itibaren iki aylık süre içinde tamamlanır.

15. Maddede listelen belgeler yani başvuru dilekçesi, başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgiler ve entegre devre topoğrafyasının kopyaları ya da çizimleri başvuru sırasında TPE’ne tevdi edilirse, başvuru bunların TPE tarafından alındığı tarihte yapılmış sayılır.

Sicil var mı?

Entegre devre topoğrafya başvuruları patentte olduğu gibi Entegre Devre Topoğrafya Siciline kaydedilir, daha sonra Patent Bülteninde yayınlanır, ve TPE tarafından düzenlenen tescil belgesi başvuru sahibine veya vekiline gönderilir.

Kimler Türk Patent Enstitüsü nezdinde tevdi/tescil işlemlerini takip etmeye yetkilidirler?

Madde 23, fıkra 1 ve 3 (madde metni için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklayın) ikametgahı yurtdışında bulunan başvuru sahibi adına olan başvuruların Sicile kayıtlı patent vekilleri tarafından tevdi edilmesini ve temsil edilmesini öngörmektedir.
 EntegreDevre_Kanun.pdf 

Sınai mülkiyetin korunmasına mahsus diğer kanunlar ile olan müşterek hükümler hangileridir?

Yakın bir tarihte yürürlüğe giren Entrege Devre Topağrafyalarının Korunması ile ilgili kanun da dahil olmak üzere; Sınai Mülkiyet ile ilgili 1995'den beri Türkiye'de yürürlüğe girmiş olan tüm Kanun Hükmünde Kararnamelerin ve Kanunların ortak özelliği benzer yapıda olmaları ve benzer hükümler içermeleridir; şöyleki –davaya, -tazminata, -yetkili mahkemelere, -hakkın ihlaline, -delillere, -mahkeme yoluyla bilirkişilerce hakkın ihlalinin/kanıtının tespitine veya ihlal/benzerlik olmadığına dair menfi tespitine, -ihtiyati tedbire, -usul hukukuna, -taklit mallara gümrüklerde el koymaya yönelik hükümler. Dolayısıyla, Türkiye'nin birbiri ile tamamen entrege edilmiş ve uyumlu olan Sınai Mülkiyet mevzuatı ile sağlanan koruma bu yeni kanun ile entegre devre düzenlemeleri/tasarımları (topoğraflarını da) kapsamak üzere genişletilmiştir.

Türk Patent Enstitüsü’nün kararlarına karşı itiraz yapılabilir mi?

Kanun No. 5147'nin 30. Maddesine uygun olarak, idari kararlardan zarar görmüş olan bu kişiler, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içerisinde sözkonusu idari kararlara karşı TPE'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun nezdinde itiraz etme hakkına sahiptir. Yüksek Kurulu'nun kararları, hak sahibine TPE tarafından tebliğ edildikten sonra 60 gün içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (İhtisas) Mahkemesi ve ayrıca Yargıtay nezdinde temyiz edilebilir.

Paralel hükümler altında, buna uygun olarak açılmış tüm mahkeme davalarında ve TPE'nün kararlarına karşı uygulanan tüm davalardaki yetkili mahkemeler, 30 Nisan 2004 tarihli Kanun no. 5147 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir.

31. Maddenin 2. fıkrasına uygun olarak, yeni Kanuna dayanarak Ankara Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (İhtisas) Mahkemesi, TPE’nin kararlarından menfi olarak etkilenen/zarar görenler dahil olmak üzere üçüncü kişilerin TPE'nin aleyhine açacağı tüm davalar için yetkilidir.

Hükümsüzlük davasini kim açabilir?

Yeni Kanun no. 5147 Bölüm VI Madde 19 ila 23 (maddelerin metni için lütfen aşağıdaki bağlantıyı tıklayın) altında hükümsüzlük konuların ve hakların feshini sağlamaktadır. Madde 19'un 1. fıkrasına uygun olarak tüketici toplumu, 8.3.1950 tarihli Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanun no. 5590'a ve 17.7.1964 tarihli Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Kanun no. 507'ye tabi olan kuruluşlar, yani Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Esnaf ve Sanatkarlar Derneği ve ayrıca çıkarları olan diğer taraflar, yetkili mahkemeden entegre devrelerin hükümsüzlüğünü talep etmeye ehliyetlidirler.
 EntegreDevre_Kanun.pdf 

20. Maddenin 1 fıkrasına göre mahkemenin hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuçlar doğurur.

İhlal davası neyi kapsar?

5147 sayılı yeni Kanunun 24. ve 11 Maddeleri altında, Ticari Marka, Patent ve Sınai Tasarım mevzuatlarında var olan hükümlere paralel hükümler altında, ihlalin, sözkonusu Kanuna uygun olarak koruma altında olan entegre devre topografyasının tamamen veya kısmen dahil edilerek, yetkilendirilmemiş entegre devrelerin ticari amaçları için üretimini, satışını, satış teklifini, dağıtımını ve ithalat işlemini ve ayrıca böyle ihlal eden entrege devreleri içeren ürünleri kapsadığını öngörmektedir.

İhlal davasında öne sürülebilecek olan talepler nelerdir?

Bir ihlal davası çerçevesinde hak sahibi şu talepleri ileriye sürebilir: -taklit fiilin durdurulması, -taklit malların ve bunların üretim malzemelerinin/aletlerinin/vasıtalarının toplatılması ve gerekli olduğunda bunların imhası, -manevi tazminatın ve taklitten kaynaklanan maddi zararın karşılanması, -mahkeme kararının gazetelerde yayınlanması (Kanunun 26. Maddesi).
 EntegreDevre_Kanun.pdf 

Tespit ve menfi tespit davası açılması mümkün mü?

26. Maddenin 1 (a) ve (b) sayılı fıkralarına uygun olarak, taklit fiilinin gerçekleşmesi halinde hak sahibi, bir taklit durumunun varlığı ile ilgili olarak delillerin tespitini, bir taklit durumunun varlığını veya taklit durumunun/benzerliğin olmadığını mahkeme yoluyla bilirkişilerce tespitini talep etmeye yetkilidir.

İhtiyati tedbir ve taklit mallara gümrüklerde alıkoyma mümkün mü?

5147 sayılı yeni Kanun, ihtiyati tedbir ve taklit malların gümrüklerde alıkonulması konusunda, sınai mülkiyet ile ilgili olarak önceki Kanun Hükmünde Kararnamelere uygun olarak, nerdeyse birebir benzer şekilde yapılandırılmış paralel hükümlere sahiptir.

5147 sayılı yeni Kanun, ayrıca no. 4458 gümrük kanunu ile uyumlu olup, Türkiye’de koruma altında olan, fikri ve/veya sınai mülkiyet haklarını ihlal eden malların şikayet üzerine gümrüklerden geçişinin durdurularak alıkonulmasına olanak vermektedir. Gümrükleren geçişi durdurularak alıkonulan (taklit) mallar gümrükte alıkonma tarihinden itibaren 10 gün içerisinde mahkemede bir taklit davası açılmadığı veya mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınmadığı takdirde gümrüklerden geçişi durdurularak alıkonulan (taklit) mallar üzerinden alıkoyma kaldırılır ve (taklit) malların gümrük geçişi ile ilgili işlemler devam ettirilir.

Zorunlu lisans şartları hangileridir?

Zorunlu lisansın şartları Kanunun 37. ve 38. Maddesinde belirtilmektedir. Maddelerin metni için lütfen burayı tıklayın:
 EntegreDevre_Kanun.pdf 



©2007 Deriş Patent Ve Marka Acentalığı A.Ş. Her hakkı saklıdır.