Anasayfa         I.P.M.S._e Dosya Görüntüle        I.P.M.S._e Talimat Gönder           İnsan Kaynakları          Öneriler & Sorular
English           E-Posta

 Firmamız ve Ortakları

 Ekibimiz

     Etkinlikler

     Çevrimiçi Hizmetler

     I.P.M.S.® Hakkında

     Bağlantılar

     Formlar

     Ek Dökümanlar

 

Sık Sorulan Sorular:
BİTKİ ÇEŞİTLERİ

Son güncelleme Nisan, 2006


Türkiye’de bitki korumasına ilişkin mevzuat nelerden oluşmaktadır?

Türkiye’deki bitki koruması, 15 Ocak 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 5042 Sayılı Kanuna dayanmaktadır. Bu kanunun uygulama şeklini gösteren Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik ise 12 Ağustos 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni bitki çeşitlerinin tescili Türkiye’de hangi mercii tarafından verilmektedir?

Yeni bitki çeşitlerinin tescil işlemleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. KKGM bünyesinde Teknik İnceleme gerçekleştirilmektedir. (K2, Y4, Y8)

Kimler bitki korumasından yararlanabilir?

Yeni bitki çeşitleri için sağlanan korumadan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları veya T.C. sınırları içinde ikametgahı olan veya iş merkezi bulunan (Paris Anlaşması’nda öngörülen kıstas bu işyerinin aktif olarak işlemesidir) gerçek veya tüzel kişiler veya UPOV Sözleşmesi hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.

Ayrıca karşılıklılık ilkesi uyarınca, yukarıdaki şartları taşımamasına rağmen T.C. uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen koruma tanıyan develtlerin uyruğundaki gerçek veya tüzel kişiler de Türkiye’de bitki korumasından yararlanabilir. (K4, Y6)

UPOV nedir ve ülkemiz bu sözleşmeye üye midir?

UPOV, Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Uluslararası Birliği’dir. Sözkonusu Birliğe katılım Avrupa Birliğine Uyum Projesi kapsamında ülkemizin yükümlülüklerinden biri olduğundan, üyelik müracaatımız 21 Ekim 2004 tarihinde yapılmıştır; UPOV Genel Sekreterliğinden olumlu değerlendirme gelmiştir ve şu anda T.B.M.M. nezdinde imza işlemlerinin sonuçlanması beklenmektedir.

Yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının koruma süresi ne kadardır?

Koruma süresi tescilden itibaren 25 yıldır. Bu süre ağaçlar, asmalar ve patatesler için 30 yıldır. Koruma süresinin sona ermesi takvim yılı sonu itibariyla hesaplanır. (K10, Y7)

Yeni bir bitki çeşidine ıslahçı hakkı verilebilmesi için gerekli şartlar nelerdir?

Yeni bir bitki çeşidine ıslahçı hakkı verilebilmesi için sözkonusu bitki çeşidi

  • yeni,
  • farklı,
  • yeknesak ve
  • durulmuş olmalıdır. (K3, Y5)

Yenilik şartı nedir?

Bir bitki çeşidinin yeni sayılabilmesi için bir çeşidin çoğaltım veya hasat edilmiş materyali:

  • 1. Türkiye’deki başvuru tarihinden itibaren geriye doğru yurt içinde bir yıl,
  • 2. Türkiye’deki başvuru tarihinden itibaren geriye doğru yurt dışında dört yıl, ağaç ve asmalar için altı yıl

öncesine kadar kullanım amacıyla hak sahibi tarafından veya onun rızasıyla satılmamış veya umuma sunulmamış olmalıdır. (K5)

Yeniliği etkilemeyen durumlar nelerdir?

Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunun 5. maddesi 2. fıkrasına göre aşağıda belirtilen haller çeşidin yeni sayılmasını etkilemez:

  • Hak sahibi aleyhine, 3. kişilere hak sahibi tarafından verilmiş (örneğin lisans hakkı) hakkın kötüye kulanımı sayılacak satış veya açıklamalar.
  • Islahçı hakkının devrine ilişkin sözleşme kapsamında olan satış veya açıklamalar.
  • Çoğaltım materyalinin mülkiyet hakkının hak sahibinde olması ve bu materyalin bir başka çeşit üretiminde kullanılmaması kaydıyla hak sahibi adına bu materyalin çoğaltım sözleşmesi kapsamında kalan faaliyetler.
  • Çeşidin niteliklerini belirlemek amacıyla bir sözleşme çerçevesinde yapılan tarla veya laboratuvar denemeleri ya da küçük çaplı ürün işleme denemeleriyle ilgili faaliyetler.
  • Biyolojik güvenlik amacıyla yapılacak yasal işlemler veya ticareti yapılacak çeşitlerin resmi kataloğa kaydedilmesi gibi yükümlülüklerden doğan faaliyetler.
  • Çeşidin elde edilişi sırasında ortaya çıkan artık ürünün veya yan ürün niteliğindeki hasat edilmiş materyalin ya da c, d ve e bentleri çerçevesindeki faaliyetleri sonucu ortaya çıkan materyalin tüketim amacıyla ve çeşit tanımlamaksızın satışı veya kamuya sunulması ile ilgili faaliyetler. (K5)

Farklılık şartı nedir?

Başvuru veya rüçhan tarihinde herkesçe bilinen çeşitlerden açıkça ayırt edilebilen çeşit farklı sayılır. Herkesçe bilinme şu şekillerde tespit edilir:

  • Bir çeşide herhangi bir ülkede başvuru sonucunda ıslahçı hakkı verilmesi veya çeşidin Çeşitler Kataloğunda yer alması.
  • Çeşidin kullanılmaya başlanması veya mesleki bir kuruluşun çeşitler kataloğunda yer alması veya bir referans koleksiyonuna dahil edilmesi gibi durumlar. (K6)

Yeknesaklık şartı nedir?

Kullanılan çoğaltım metoduna bağlı olan muhtemel değişiklikler dışında, ilgili özellikler bakımından birörneklik (uniformity) gösteren çeşit yeknesak kabul edilir. (K7)

Durulmuşluk şartı nedir?

Birbirini izleyen çoğaltımlar sırasında veya belirli çoğaltım dönemleri sonunda ilgili özellikleri değişmeksizin aynı kalan çeşit durulmuş (stable) kabul edilir. (K8)

Çeşidinin isimlendirilmesi ne demektir?

Islahçı hakkı verilerek korunan bir çeşidin ismi onun umumi ismi haline gelir. Başvuru sırasında çeşit için önerilen bir isim veya ıslahçının kullandığı geçici bir isim belirtilir. UPOV Sözleşmesine taraf bir ülkede tescil edilmiş çeşit için bir isim kullanılmakta ise ıslahçı hakkı başvuruları bu isimle yapılır ve çeşit bu isimle tescil edilir. Genel Müdürlük esastan inceleme sırasında çeşit için önerilen ismin kanunun 9 ve 42/a maddelerine uygun olup olmadığını da inceler. Tescilin ilanında çeşidin ismi de ilan edilir. (K9, 33, 35, Y20). Çeşit ismini seçen başvuru sahibi bu isim için ayrıca marka olarak hak elde edemez.

Başvuru sırasında geçici isim kullanılmışsa ne zaman ve ne şekilde kesinleşmelidir?

Başvuru dilekçesinde başvuru sahibinin çeşit için geçici bir isim bildirmesi durumunda tescil aşamasından hemen önce Bakanlık başvuru sahibinden 30 gün içerisinde isimlendirme ve ismin kullanımı için belirlenen hükümlere uygun kesin bir isim bildirmesini ister. Bakanlıkça bu ismin uygun bulunması durumunda isim UPOV taraf ülkelerine bildirilir ve Bültende yayımlanır. (K. 41; Y.12)

Çeşidin isimlendirilmesinde hangi kurallar geçerlidir?

Çeşidin isimlendirilmesine ilişkin kurallar Kanunun 9. ve Yönetmeliğin 20. maddelerinde belirlenmiş olup aşağıdaki gibidir:

  • İsim, çeşidin tanınmasını sağlamak kaydıyla, anlamlı veya anlamsız bir kelime veya kelime gruplarından, kelimler ve rakamlardan veya harf ve rakamlardan oluşabilir.
  • Çeşit için önerilen isim diğer çeşitlerden farklı bir isim niteliği taşımalı veya çeşidin tanınması dilbilim açısından yeterli olmalıdır.
  • İsim, kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı ifadeler içermemelidir.
  • İsim, sadece bitki çeşitleri ve tohumculuk sektöründe söz konusu olan, ülkemiz ve UPOV Sözleşmesine taraf ülkelerin dilleri de dahil olmak üzere tür, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi orijin veya üretim tarihini belirten işaretlerden ibaret olmamalıdır.
  • İsim, çeşidin coğrafi orijini, değeri veya özellikleri açısından çeşit ile ıslahçı veya başvuru sahibi arasındaki irtibat bakımından yanıltıcı şekilde veya karşılıklığa neden olacak nitelikte olmamalıdır.
  • Çeşit için önerilen ismin içinde, çeşit ile ilgili ürünler bakımından marka alınmasını markalar mevzuatı açısından engelleyici unsurlar bulunamaz.
  • UPOV Sözleşmesine taraf bir ülkede tescil edilmiş çeşit için bir isim kullanılmakta ise ıslahçı hakkı başvuruları bu isimle yapılır ve çeşit bu isimle tescil edilir. Aynı çeşitle ilgili diğer ülkelerde başka isimler de kullanılmakta ise, diğer ülkelerde kullanılan bu isimler de başvuru siciline ve ıslahçı siciline kaydedilir. Türkiye’de daha önce tescil edilen çeşitler için de aynı hükümler uygulanır.
  • Çeşit için önerilen isim, Türkiye’de veya UPOV Sözleşmesine taraf ülkelerde tescil edilen veya kullanılan, aynı veya yakın türlere ait çeşitlerin isimleri ile aynı veya karışıklığa yol açacak kadar benzeri olamaz.
  • Korunan çeşide ait çoğaltım materyalini satan, pazarlayan veya diğer şekillerde kullanan herkes, çeşidin isimini kullanmak zorundadır. Bu hüküm, esas itibarıyla türetilmiş çeşitleri de kapsar. Islahçı hakkı sona erse bile, çeşidin isminin kullanılması zorunludur.
  • Korunan çeşidin kullanımı ile ilgili olarak üçüncü kişilerin önceki hakları saklıdır. Üçüncü kişilerin önceki hakları nedeniyle, çeşide ait ismin kullanılması bu çeşidi kullanmak zorunda olan kişiye yasaklanmışsa Genel Müdürlük ıslahçıdan veya hak sahibinden çeşit için yeni bir isim önermesini ister.
  • Çeşit için önerilen ismin marka, ticaret unvanı veya benzer diğer işaretlerle birlikte kullanılması, ancak çeşit isminin kolayca tanınabilir şekilde yazılması halinde mümkündür. (K9, Y20)

Çeşit ismine itiraz edilebilir mi? İtiraz mekanizması nasıl işler?

Çeşit isminin Bültende yayımlanmasından itibaren 3 ay içinde önerilen isme, isimlendirme ve kullanım hükümleri uyarınca itirazda bulunulabilir. UPOV sözleşmesine taraf ülkelerin kuruluşları isimle ilgili görüş bildirebilirlir. Tüm bu itiraz ve görüşlere başvuru sahibi kendisine bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verir. Başvuru sahibinden yeni bir çeşit ismi önermesi durumunda Bültende yayınlanması ve üçüncü kişilerin itiraz ve görüşlerini sunması işlemleri tekrar eder. Başvuru sahibinden kendisine tanınan süre içinde bir cevap gelmemesi durumunda başvuru reddedilir. İtirazın kabulu veya reddine ilişkin Bakanlık tarafından alınan gerekçeli kararlar taraflara bildirilir, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilir. (K. 41)

Islahçı hakkı tescili talebi için başvuru nasıl yapılır?

Islahçı hakkını tescil edilmesi için başvuru, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğüne yazılı olarak yapılır. Sözkonusu başvuru için sunulması gereken başvuru dilekçesine www.kkgm.gov.tr internet bağlantısından ulaşabilirsiniz. Yönetmeliğin 9. maddesi doğrultusunda, bu başvuru dilekçesiyle beraber aşağıdakileri de içeren bir başvuru dosyası hazırlanıp Genel Müdürlüğe sunulmalıdır:

  • Rüçhan hakkı talep ediliyorsa, rüçhan belgesi,
  • Çeşidin teknik özelliklerini gösteren çeşit özellik formu ve gerektiğinde çeşidi tanımlayan morfolojik/moleküler karaterizasyonu ile ilgili diğer belgeler, (bu belgeler UPOV tarafından yetkili kabul edilen kuruluşlarca hazırlanmış olmalı/UPOV tarafından tasdik edilmiş olmalı ve belgeyi hazırlayan kişi/kuruluşun adı-soyadı, imzası kaşesi bulunmalıdır)
  • Başvurusu yapılan çeşitle ilgili daha önce ticari bir faaliyette bulunulmuşsa, çeşidin ticari olarak ne amaçla kullanıldığı, ne kadar kullanıldığı ve hangi tarihten itibaren ticarete arz edildiğine ilişkin bilgi ve buna ilişkin belgeler,
  • Başvuru ve teknik inceleme ücretinin ödendiğine dair belge, (teknik incelemeye ilişkin belgeler yok ise teknik inceleme ücreti yatırılır)
  • Başvuru tüzel kişi ise noter imzalı tasdikli imza sirküleri,
  • Talep edilmesi halinde çeşidin tanımlanmasına yarayacak her türlü resim, slayt veya materyal ile ilgili bilgileri,
  • Başvuru vekil aracılığıyla yapılıyorsa, noter tasdikli vekaletname.
  • Başvuru dilekçesi dışında başvurunun sunulduğuna dair bir ön yazı

Başvuru formu ve ekli belgelerin her sayfası başvuru sahibi tarafından kaşelenmeli ve imzalanmalıdır.

Yukarıdaki belgelerden yabancı dilde olanların yeminli Türkçe tercümeleri de dosyaya eklenmelidir. Sözkonusu belgelerin A4 ebadında ve okunaklı olması gerekmektedir. (K32, 33, Y9)

Başvuru yaparken hangi durumda vekil tayin edilmesi zorunludur ve kimler vekil olarak görev yapabilir?

Türkiye’de ikametgahı olmayan başvuru sahipleri, yeni bitki çeşitleri için ıslahçı hakkı başvurusu yapmak ve tescil ettirmek için Türkiye’de ikametgahı olan bir vekil tayin etmek zorundadır. Bu tür başvurular için noter tasdikli vekaletnamenin sunulması gerekir.(Y9)

Rüçhan hakkı nedir ve nasıl kullanılır?

Başvuru sahibi, UPOV Sözleşmesine taraf bir ülkede bir çeşidin korunması için daha önceden yapmış olduğu ilk başvurunun öncelik (rüçhan) haklarını talep ederek sözkonusu ilk başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde Türkiye’de bir başvuru yapabilir

Rüçhan hakkı kullanıldığı durumda UPOV Sözleşmesine taraf ülkedeki ilk başvurunun tarihi Türkiye’de yapılan başvuru tarihi olarak kabul edilir.

Rüçhan belgesi, yani ilk başvurunun yapıldığı ülke, kuruluş, başvuru tarihi ve numarası ve çeşidin ilk başvurudaki adının yer aldığı onaylı belge başvuru esnasında sunulmalıdır.

Başvuru yapıldıktan sonra Genel Müdürlük, ilk başvuruda verilen belgelerin onaylı suretleri ve tercümeleri ile her iki başvuruya konu olan çeşidin aynı olduğunu gösteren numune ve delilleri başvuru sahibinden isteyebilir. Bu belgelerin teslimi için 3 ay süre verilir.

Başvuru sahibi, teknik inceleme için, gereken rüçhan başvurusuna ait bilgi, belge ve materyallerin temini için 2 yıllık bir uzatma alabilir. Fakat rüçhan başvurusu geri çekilirse veya reddedilirse Genel Müdürlük bu uzatma süresinden vazgeçip, geri çekme/red tarihinden itibaren en fazla 12 aylık yeni bir süre verebilir.

Başvuru kim tarafından ve nasıl incelenir?

Başvuru şeklen ve esastan olmak üzere iki açıdan incelenir. Bu amaçla bir komisyon oluşturulur ve bu komisyon şu kişilerden oluşur: teknik incelemeyi de yapan kuruluş bünyesinden bir bitki türü uzmanı, Hukuk Müşavirliğinden bir hukuk müşaviri, Genel Müdürlükten bir konu uzmanı. Gerekli olduğu takdirde bakanlıktan veya dışarıdan bir uzman danışman olarak davet edilir. (K35, Y10)

Başvurunun şeklen incelemesi nedir?

Başvurunun şeklen incelemesinde, başvuru dosyasında olması gereken belgelerin varlığı ve yeterliliğine bakılır. Başvuruda eksiklik veya yanlışlık tespit edilirse bunların giderilmesi için başvuru sahibine 30 günlük süre verilir. Verilen süre içinde eksiklikler giderilmediğinde başvuru yapılmamış sayılır. Rüçhan hakkına ilişkin bir eksiklik var ise bu süresi içinde giderilmezse, yalnızca rüçhan hakkı geçersiz olur, başvuru işlemleri rüçhan hakkı tanınmaksızın devam eder. (K35, Y11)

Başvurunun esastan incelemesi nedir?

Esastan inceleme üç konu üzerinde yapılır:

  • Başvurunun yeni olup olmadığı,
  • Başvuru sahibinin başvuruya yetkili olup olmadığı,
  • Çeşit için önerilen ismin kanun ve yönetmelikte belirtilen isimlendirme kurallarına uygun olup olmadığı.

Komisyon ıslahçı hakkı verilmesine engel bir durum olduğunu tespit ederse Genel Müdürlük başvuruyu reddeder ve 30 gün içinde başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirir.

Red kararı çeşit için önerilen ismin uygunsuzluğuna dayanıyorsa, başvuru sahibinden 30 gün içinde yeni bir isim önermesi istenir. Başvuru sahibi bu talebi yerine getirmezse red kararı kesinleşir.

Öte yandan komisyon başvuruda bir eksiklik bulmazsa, ıslahçı hakkı başvurusu kabul edilir ve başvuru numarası verilir.
(K35, Y12)

Başvurunun yayını nasıl yapılır?

Şeklen ve esastan incelemenin sonunda eksiksiz ve doğru yapıldığı anlaşılan başvuru kütüğe kaydedilir ve kütüğe kaydından itibaren 30 gün içinde başvuru Bitki Çeşitleri Bülteninde yayımlanır. Sözkonusu bültene, Islahçı Hakkı Bülteni adı altında www.kkgm.gov.tr sitesinden de ulaşılabilmektedir. (K36, Y13)

Başvuru yayını aşağıdaki bilgileri içerecek şekilde yapılır:

  • Başvuru sicil numarası
  • Başvuru sahibinin veya varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi
  • Başvuru yapan ıslahçının kendisi değilse ıslahçının adı, soyadı ve adresi ile hakkın ıslahçıdan ne şekilde alındığını gösterir bilgi
  • Çeşidin botanik sınıflandırmadaki Türkçe ve Latince ismi
  • Çeşidin ismi) veya çeşidin geçici ismi
  • Rüçhan hakkı talep ediliyorsa ilk başvurunun yapıldığı ülke, tarih, numara ve makam. (Y. 13)

Başvurunun bültende yayınlanması üzerine itiraz edilebilir mi?

Başvurunun bültende yayınlandığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde Bakanlık nezdinde itiraz yapılabilir. (K.Mad. 37)

İtiraz hangi gerekçelerle yapılabilir?

İtirazlar çeşidin yeni, farklı, yeknesak, ve durulmuş olmadığı veya başvuru sahibinin hak sahibi olmadığı veya çeşit için önerilen ismin, isimlendirme ve ismin kullanımı hakkında ve başvurunun re’sen yani ex-officio reddedileceği sebeplere dayanılarak, bu gerekeçelere ait delil ve belgelerin ekli olduğu bir dilekçeyle yapılır. (K.Mad. 37)

Başvurunun yayınına karşı yapılan itirazın incelenmesi prosedürü nasıl işler?

Yapılan itiraz başvuru sahibine bildirilir ve itiraz karşısında

  • başvuru sahibi olmaya devam edip etmeyeceğini veya
  • başvuruda değişiklik yapıp yapmayacağını

üç ay içinde bildirmesi istenir. Verilen sürenin sonunda başvuru sahibinden cevap alınmaması halinde başvuru geri çekilmiş sayılır. Başvuru sahibi başvurusuna aynen devam edeceğini veya değişiklik yapacağını bildirirse, Bakanlık durumu itiraz edene bildirerek itirazını sürdürüp sürdürmeyeceğini otuz gün içerisinde bildirmesini ister.

Başvuruya itiraz eden, verilen 30 günlük süre içerisinde itirazından vezgeçmeyeceğini bildirirse :

  • Çeşidin yeni olmadığı, başvuru sahibinin hak sahibi olmadığı veya çeşit için önerilen ismin kanunun ilgili hükümlerine aykırı olduğu iddiasına dayanıyorsa, bu takdirde Bakanlık incelemeyi hemen başlatır.
  • Çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olmadığı iddiasına dayanıyorsa, bu takdirde

inceleme çeşidin teknik incelemesi sırasında yapılır.

İtirazın gerekçesine uygun şekilde inceleme yapabilmek için, Bakanlık teknik inceleme . yöntemini kendisi belirler.

İtiraz eden kişiden, itirazını destekleyecek şekilde daha fazla bilgi, belge veya teknik inceleme yapılacak çoğaltım materyalini vermesi istenebilir.

Yukarıdaki (a) bendi çerçevesinde yapılan itiraz üzerine, Bakanlık tarafından verilen kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir.

Gerçek hak sahipliğine dayalı itirazın kabulune ilişkin kararın ilgiliye tebliğinden itibaren bir ay içinde aynı çeşit hakkında başvuruda bulunan gerçek hak sahibi reddedilen başvuru tarihinin kendi başvuru tarihi olarak kabul edilmesin talep etmesi halinde Bakanlık tarafından bu talep kabul edilebilir. (K.mad. 38 Y.mad 14-15)

Islahçı hakkı için yapılan başvuruda çeşidin teknik incelemesi nasıl yapılır?

Başvurunun şeklen ve esastan incelenmesini müteakiben bunun eksiksiz ve doğru yapıldığı kabul edildiğinde, bültende yayınlanır ve ardından çeşidin teknik incelemeye alınması aşaması başlar. Teknik incelemenin uygulama şartları Bakanlık tarafından belirlenir ve inceleme Bakanlık gözetimi altında yapılır. Çeşidin belitilen botanik sınıf ait olduğunun teyidi, çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olduğunun tesbiti teknik incelemenin unsurlarını oluşturur. Çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olması durumunda inceleme aynı zamanda çeşit teknik özellik belgesinin hazırlanmasını da içerir.

Teknik incelemenin tamamlanması için gerekli olan yetiştirme testleri veya diğer testler UPOV sözleşmesine taraf ülkelerinden birisinde o ülkenin yetkili kuruluşu tarafından yapılmış ise test sonuçlarının Bakanlığa verilmesi kaydıyla bu testler dikkate alınabilir. Yetkili kuruluşlar tarafından hazırlanan belgelerin kimin tarafından hazırlandığı imza-kaşe-isim yoluyla net olarak belgede bulunmalıdır. Ancak bu testlerin Türkiye ile aynı iklimsel özelliklere sahip ülkelerde yapılmış olması gerekir.

UPOV Sözleşmesi kapsamında, UPOV’a üye ülkelerde ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde diğer ülkelerde koruma altındaki çeşitler için teknik inceleme yapılmadan sadece yenilik ve diğer şekli incelemeleri yapılarak başvuru kabul edilir. Bu durumda teknik inceleme için gerekli olan FYD (FarklılıkYeknesaklıkDurulmuşluk) testleri ve diğer testlerin sonuçları Bakanlığa teslim edilmelidir. Başvuru sırasında teknik inceleme için gerekli olan FYD testleri ve diğer test sonuçları Genel Müdürlüğün kabul edileceği şekilde sunuluyor ise başvuru sırasında teknik inceleme ücreti ödenmez.

Teknik İnceleme bu test sonuçlarına dayandırılamıyorsa Bakanlık teknik incelemeyi ana hizmet birimlerine veya bağlı/ilgili kuruluşlara yaptırabilir. Türkiye’de hali hazırda Tohumluk Tescil Sertifikasyon Merkezi Md (Yenimahalle/Ankara), Çayırova Test Merkezi, Manisa Test Merkezi, Samsun, Antalya’daki İnceleme Kuruluşları sözkonusu testlerin yapıldığı kuruluşlardır. Bakanlık ayrıca Üniversiteleri (Ziraat Fakültelerini) ya da ülke çapındaki Araştırma Enstitülerini de görevlendirebilir. Teknik incelemenin başka kuruluşlara yaptırılması durumunda ek inceleme ücreti ödenir Aynı zamanda Bakanlık başvuru sahibinden de teknik incelemeyi yapmak için yetiştirme ve diğer testleri yapıp sonuçlarını Bakanlığa iletmesini isteyebilir. (K.39, Y.16)

Teknik inceleme için gerekli olan test materyalleri ne zaman sunulmalıdır?

Bakanlıkça belirlenen miktardaki test materyalleri başvurunun bültende yayının tamamlanmasından itibaren 30 gün içinde (yani bülten yayınından itibaren 3+1 ay) başvuru sahibi tarafından İnceleme Kuruluşuna teslim edilmesi gerekir. (Y.17)

Test materyalinin hangi özelliklere sahip olması gerekir?

Test materyali Bakanlıkça belirlenen en alt sertifikalı sınıftaki tohumluğun türler bazındaki asgari çimlenme standartlarına sahip olmalıdır. Çeşide ait numuneden sağlanan test materyali FYD testlerinde kullanılır FYD testleri için belirlenmiş süreler süs bitkilerinde en az bir çok yıllık tarla bitkilerinde (örneğin pancar, yonca) ve ağaçlarda üç ve diğer türlerle ise iki yetiştirme sezonudur.

FYD testlerinin yapılmasında o bitki türü için UPOV ve CPVO (The Community Plant Variety Office) teknik prensipleri esas alınarak hazırlanan Bitki Özellik Belgelerinde belirtilen esaslar ve test kriterleri uygulanır. Başvuru sırasında böyle bir kriter ya da özellik belgesi yoksa kuruluş inceleme kriterlerini kendisi belirler. (Y.17)

Teknik inceleme raporu neleri kapsar?

Teknik İnceleme Raporu çeşidin farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluğu ile ilgili olarak hususların tesbitini içerir. Raporun yetersiz olması durumunda tamamlayıcı incelemeler yapılabilir. Bu inceleme raporu ve FYD test sonuçlarına göre hazırlanan çeşide ait özellik belgesi Genel Müdürlüğe gönderilir. (K.40, Y.18)

Başvurunun incelenmesi neticesinde bakanlık tarafından hangi gerekçelerle re’sen red edilebilir ?

  • Çeşit için önerilen isim:
    • İsimlendirme ve ismin kullanılması hükümlerine uymuyorsa
    • Farklı bir isim niteliği taşımıyor veya dil bilimi açısından çeşidin tanınmasında yetersiz kalıyorsa.
    • Kamu düzeni ve genel ahlâka aykırıysa.
    • Sadece bitki çeşitleri ve tohumculuk sektöründe söz konusu olan tür, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi orijin veya üretim tarihini belirten İşaretlerden ibaretse.
    • Çeşidin özellikleri, değeri ve coğrafî orijini açısından veya çeşit ile ıslahçı ya da çeşit ile başvuru sahibi arasındaki irtibat bakımından yanıltıcı veya karışıklığa neden olacak nitelikteyse.
    • Çeşidin üretimden kalkmış olması veya yaygın olarak tanınmaması durumlarının dışında,Türkiye'de veya UPOV Sözleşmesine taraf bir ülkede, aynı türe. veya yakın akraba türlere ait tescil edilmiş bîr çeşit isminin aynısı veya karışıklığa neden olacak kadar benzeriyse.
  • Şeklen ve esastan incelemeyle ilgili hükümlerine uyulmaması halinde.
  • Teknik inceleme amacıyla başvuru sahibinden istenen belge ve materyalin teslim edilmemesi durumunda.
  • Teknik inceleme raporuna göre, çeşidin farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluk şartlarına uymaması halinde.
  • Başvuru sahibinden istenen geçici ismin kesinleştirilmesine dair işlemlerin yapılmaması durumunda. (K.mad. 42)

Başvurunun tescili nasıl gerçekleşir?

Teknik inceleme olumlu sonuçlandığı takdirde ıslahçı hakkı kütüğe kaydedilerek hak sahibine Islahçı Hakkı Belgesi gönderir. (K43)

Genel Müdürlük ya da Genel Müdürlük adına ilgili kuruluşlarca gerçekleştirilen FYD test sonuçlarına göre hazırlanan ve çeşide ait özellikleri içeren Teknik İnceleme sonucu Islahçı Hakkı Tescil Komitesi tarafından değerlendirilir. Bu komitede Genel Müdürlük’ten, Kuruluş ve/veya bölge deneme kuruluşundan, hukuk müşavirliğinden, ilgili kamu tarımsal araştırma kuruluşundan, ziraat fakültelerinden ve gerekli görülürse danışman üyeden oluşan temsilciler bulunur.

Süreç şu şekilde işler: Islahçı Hakkı Tescil Komitesi GM tarafından toplantıya davet edilir ve inceleme raporu komite kuruluşlarına gönderilir.

Komitenin toplanabilmesi için en az beş üyenin mevcudiyeti gerekir. Toplantıda inceleme raporları sözlü olarak Kuruluş tarafından takdim edilir ve kararı Komite verir. Karar sırasında 2/3 oy çoğunluk gereklidir. Her bir çeşit için ayrı ayrı oylama yapılır.

Koruma kapsamına giren çeşit için isimlendirme hükümlerine uygun bir isim verilir ve bu isimle ıslahçı hakkı kütüğe kaydedilir ve bültende ilan edilir. Ayrıca sözkonusu ıslahçı hakkı Tescil Belgesi ile belgelendirilir.

Komitenin inceleme raporunu yeterli bulmaması ve işlemlere devam edememesi durumunda, başvuru sahibi bilgilendirilir. Tamamlayıcı incelemeler Bakanlık tarafından yapılır ya da yaptırılır. Ret veya kabul kararına kadar bu incelemeler tekrar edilebilir

Islahçı hakkı ile ilgili tescil bülteninde hangi bilgiler yer alır?

Korunan çeşitle ilgili ıslahçı hakkının tescili, tescil tarihinden itibaren 30 gün içinde Bültende ilan edilir ve korunan çeşidin ismi, başvuru tarih ve no.su, rüçhan bilgileri, haksahibi bilgileri, ıslahçı bilgileri, tescil tarih ve sicil kayıt numarasını içerir. (Y.21)

Başvurunun tescile bağlanmasından sonra itiraz edilmesi mümkün müdür?

Tescilin Bültende ilanından itibaren 30 gün içerisinde üçüncü kişiler, tescil işlemine karşı tescil işlemlerinde bir usul eksikliği yapıldığından bahisle itirazda bulunulabilir.

Bakanlık, tarafından yapılan inceleme sırasında, ıslahçı hakkının verilmesi ile ilgili bir işlemin yerine getirilmediği veya önemli bir eksiklik yapıldığı tespit edildiği takdirde, Bakanlık, tescil ile ilgili işlemin geçersizliğine ve eksikliğin yapıldığı safhaya kadar geriye dönülmesine ve işlemlerin yeniden yapılmasına karar verir. (K.mad 45)

Tescilden itibaren ne tür ücretler ödenir?

Islahçı hakkın tescilinden itibaren tescil süresince her yıl Ocak ayında olmak üzere yıllık ücret ödenmelidir. Yıllık ücretin belirlenen sürede ödenmemesi sonunda ıslahçı hakkının kendiliğinden sona ermesi sözkonusudur ve bu durum 30 gün içinde bültende ilan edilir. Ancak haksahibi sona ermenin bültende yayınlanmasından itibaren 6 ay içinde yıllık ücretin belirlenen sure içinde ödenmemesinin mücbir sebepten kaynaklandığını Bakanlığa yazılı olarak bildirdiği takdirde yıllık ücretin gerekli cezayla ödenmesi kaydıyla ıslahçı hakkı yeniden geçerlilik kazanır. (K. 46, Y. 33,38)

Yıllık ücretin ödenmemesi halinde mücbir sebep mazereti var mıdır?

Yıllık ücretin ödenmemesi nedeniyle hak sona ermişse, hak sahibinin ödemenin mücbir sebepten dolayı yapılamadığını ispat etmesi halinde, hak yeniden geçerlilik kazanır.

Mücbir sebeple ilgili talebin, hakkın sona erdiğine ilişkin ilânın Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde yapılması gerekir. Bu talep Bültende ilân edilir. İlgililer otuz gün içinde konu hakkındaki görüşlerini bildirebilirler.

Hakkın yeniden geçerlilik kazanması, Bakanlığın kararı ile olur ve Bültende yayımlanır. Hakkın yeniden geçerlilik kazanması, hakkın sona ermesi sonucunda bu konuyla ilgili bir kısım haklar kazanmış olan üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemez.

Hakkın yeniden geçerlilik kazanması halinde, hak sahibi, öd emediği ücretleri ödemekle yükümlüdür. (K.55)

Hak sahibinin tescil sonrasındaki yükümlülükleri nelerdir?

Hak sahibi ıslahçı hakkın yürürlükte olduğu sürece korunan çeşidin veya kalıtsal özelliklerini taşıyan çoğaltım materyalinin devamından ve bu konuda kendisinden istenen bilgi belge ve materyali sağlamakla yükümlüdür. Çeşidin genetik yapısının devamı hususunda şüpheye düşülürse ve bu şüphe istenen bilgi belge ve materyal ile giderilemezse Bakanlık çeşidin genetik yapısının devam edip etmediğinin araştırılmasını ister.Bu konuda yapılacak araştırmalar (hak sahibi tarafından sağlanan material ile çeşit özellik belgesindeki bilgilerin ve numunelerin yetiştirme testleri ve diğer testler yapılarak karşılaştırılması) hak sahibinin çeşidin devamında başarısız olduğun ortaya çıkarırsa hak sahibinin görüşü alınır. Haksahibinin 3 ay içinde çeşidin veya numunenin devamlılığını kanıtlamak üzere tekrar bir inceleme yapılması için kuruluşa veya Genel Müdürlüğün belirleyeceği başka bir kuruluşa numune veya çeşidi verme yükümlülüğü vardır. Bu incelemenin de olumsuz olması durumunda ıslahçı hakkı iptal edilir. Genel Müdürlüğün gerekli görmesi halinde hak sahibi çeşide ait şahit numuneyi Bakanlık adına muhafaza eder. (K. 47, Y.24)

Bakanlık tarafından tescilin re’sen iptali mümkün müdür?

  • Tescilden sonra ıslahçı hakkı sahibinin yükümlülükleri gereğince istenen bilgi, belge ve materyalin, Bakanlıkça belirlenen süre içinde hak sahibi tarafından temin edilmediği durumda.
  • Çeşit isminin mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde, Bakanlıkça belirlenen süre içinde, hak sahibi tarafından çeşit için yeni bir isim bildirilmemesi durumunda.

Islahçı hakkının iptali, Kütüğe kaydedilme tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

İptal kararı, Kütüğe kaydedildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Bültende yayımlanır. (K.Mad.48)

Bir çeşit üzerinde ıslahçı hakkına sahip kişi veya kişilerin haksahipliğinden doğan yetkileri nelerdir?

İnhisari yetkiler:

  • çeşidi üretmek veya çoğaltmak
  • çoğaltım amacıyla hazırlamak
  • satışa arz etmek
  • satmak ve diğer şekillerde piyasaya sürmek
  • ihraç veya ithal etmek
  • depolamak

Islahçının birden çok olması halinde taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa ıslahçılar müşterek mülkiyet hükümleri çerçevesinde hak sahibidir. Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak şu işlemleri kendi adına yapabilir: kendine düşen hak üzerinde tassarufta bulunmak, diğer hak sahiplerine yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla hak konusu çeşidi kullanmak, çeşidin korunması için gerekli önlemleri almak, tecavüz durumunda üçüncü kişilere hukuk ve ceza davası açmak (bunu diğer pay sahipleri ile birlikte kendilerine dava tarihinden itibaren bir ay içinde bildirmek koşuluyla).

Islahçı hakkıyla inhisari olarak tanımlanan yetkiler aşağıdaki çeşitler için de geçerlidir:

  • Koruma altındaki bir çeşidin kendisinin esas itibariyle türetilmiş bir çeşit olmaması kaydıyla, bu çeşitten esas itibarıyla türetilen çeşitlere
  • Korunan bir çeşitten farklı olmayan çeşitlere
  • Üretilmeleri için her defasında koruma altındaki bir çeşidin kullanımını gerektiren çeşitlere

(K.11, 14)

Islahçı hakkı tescilden önce başvuru sahibine yetki/hak sağlar mı?

Islahçı hakkı için yapılan başvuru tarihi ile hakkın verildiği/tescil tarih arasındaki süre içinde yukarıda belirtilen hakların hepsine sahiptir ve ayrıca 3. kişilere karşı hak iddia edebilir. (K.15)

Çeşit üzerindeki hakkın üçüncü kişilere devri durumunda diğer pay sahipleri ile ilişkiler nasıl düzenlenir?

Payın üçüncü kişilere devredilmesi halinde diğer pay sahiplerinin önalım hakkı vardır. Devir sicile kaydedilmek zorundadır. Bakanlık önalım hakkının kullanılması için başvurudan itibaren durum iki ay içinde paydaşlara bildirir. Önalım hakkı bildirimin tebellüğ tarihinden itibaren bir aydır. Çeşidin kullanılması lisans hakkının üçüncü kişilere devri durumunda paydaşların tamamının rıza göstermemesi durumunda mahkeme tayin edici rol oynar. (K.11)

Çalışan hak sahibi arasındaki ilişki nasıl düzenlenir?

Aşağıdaki hallerde çalışanların ıslah ettikleri veya buldukları veya geliştirdikleri çeşitlerin sahibi işverendir:

  • Aralarında özel bir sözleşme olmadığı veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça çalışanların işlerini gördükleri durumlarda,
  • Sözleşmesi gerektirmediği halde işyerindeki bilgi ve araçlardan faydalanma suretiyle bir ıslah, buluş veya geliştirme sözkonusuysa

Ancak çalışanların ıslah ettikleri, buldukları ve geliştirdikleri çeşidin ekonomik değeri gözönüne alınarak işveren ve çalışanan birlikte takdir edeceği bir bedele hakları olacaktır. Iki tarafın anlaşamaması durumunda bedelin tesbiti mahkemelere bırakılır. (K.12)

Hak sahibinin yetkilerinin sınırlandırıldığı haller nelerdir?

Aşağıdaki haller hak sahibinin inhisari olarak tanımlanan yetkilerinin dışında kalır:

  • Şahsi amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan faaliyetler
  • Deneme amacıyla yapılan faaliyetler
  • Başka çeşitlerin elde edilmesi amacıyla yapılan faaliyetler (Kanunun 14. madde 5 bendinde belirtilen haller dışında) (K.16)

Çiftçi istisnası nedir? / hak sahibinin yetkileri ile ilgili olarak istisnai durumlar nelerdir?

Islahçı hakkı sahibinin inhisari yetkilerine aykırı olmamak koşuluyla tarımsal üretimin korunması ve kollanması amacıyla küçük ölçekli çiftçilerin (92 ton tahıl üretmek için kullanılması gerekli araziden daha küçük araziye sahip çiftçiler) kendi arazilerinde yaptıkları üretim sonucunda elde ettikleri üründen yine kendi işlediği arazilerinde yapacıkları yeni üretimler için, hibrit ve sentetik çeşitler hariç olmak üzere, korunan bir çeşidin çoğaltım materyalini kullanabilme yetkileri vardır. Bu çeşitler tahılar, yemeklik baklagiller, yem bitkileri ve endüstri bitkileri olarak sınıflandırılır. (K.17)

Korunan çeşide ait materyalin kullanılması zorunlu mudur, ıslahçı hakkına konu olan çeşidin kullanımı hangi belgelerle ispat edilir?

Islahçı hakkı sahibi ya da yetki verdiği kişinin korunan çeşide ait materyali kullanım zorunluluğu vardır: Kullanım zorunluluğu ıslahçı hakkının verildiğine ilişkin bülten yayınından itibaren 3 yıl içinde gerçekleşmelidir. Hak sahibi ya da yetkili kişi korunan çeşidin miktar ve nitelik bakımından yeterli şekilde kullanıldığın gösteren ve konu ile ilgili meslek kuruluşları, ticaret ve sanayi odaları tarafından onaylı belgeleri Bakanlığa sunmakla yükümlüdür. Bu belgede ıslahçı hakkının tarihi ve sicil sayısı, kullanımın başladığı tarih, beyanda bulunannı adı, adresi imzası ve belgenin tanzim tarihi yazılı olmalıdır. (Y.26,27)

Zorunlu lisans halleri ne zaman doğar?

Islahçı hakkının tescilinden itibaren 3 yıl sonunda, milli savunma veya hak sağlığı açısından, korunan çeşidin kullanılmaya başlanması, arttırılması veya yaygınlaştırılması önem arzediyorsa ya da korunan çeşidin kullanılmamasının veya yetersiz kullanılmasının ekonomik ve teknolojik gelişme açısından ciddi zararlara sebep olacağı durumlar varsa kamu yararının gerektirdiği şartlar doğmuş olur ve ıslahçı hakkı zorunlu lisansa konu olabilir . Zorunlu lisansa Tarım ve Köyİşleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karar verir. Korunan çeşidin kullanımının milli savunma veya halk sağlığı bakımından önemli olması halinde ise zorunlu lisans teklifi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Milli Savunma veya Sağlık Bakanlığı tarafından birlikte yapılır. (K.18, Y. 25)

Zorunlu lisansla ilgili olarak arabuluculuk işlemleri hangi hallerde gerçekleşir, işlemler nelerdir?

Zorunlu lisans verilmesi için talepte bulunmak isteyen kişi sözleşmeye dayalı lisans için Bakanlıktan arabuluculuk etmesini isteyebilir. Bunun için gerekçelerin sunulması, ücret ödenmesi, talep edilen lisansın gerekçeleri ve kapsamı belirtilmelidir. Bakanlık 1 ay içinde talebi değerlendirip kararını verir ve bunu hak sahibine bildirir.

Arabuluculuk işlemleri için taraflar arası lisans görüşmeleri en çok iki ay sürer. İki ay sonunda taraflar arasında bir anlaşmaya varılmamışsa Bakanlık arabuluculuk faaliyetlerini sona erdiğini ilgililere bildirir. Lisans sözleşmesinin gerçekten yapılabileceği konusunda Bakanlık olumlu düşünüyorsa 1 aylık ek süre talebini kabul edebilir. Taraflar yalnızca arabuluculuk işlemleri ile ilgili belgelere bakma ve suretleri isteme hakkına sahiptir. Bunun dışındaki belgelerin gizliliğine uymakla yükümlüdürler. Arabuluculuk faaliyetinin sonunda lisans alanın çeşidi kullanmaya başlaması için en fazla 1 yıl süresi vardır. Arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde taraflarca aktedilen lisansın inhisarı lisans olması gereklidir (K.22) Lisans Kütüğe kaydedilir. Öngörülen sürenin bitmesinden ya da Bakanlığın arabuluculuk yapmasına ilişkin talebi reddeden kararından itibaren 3 ay geçmişse veya arabuluculuğa ragmen taraflar lisans sözleşmesi konusunda karara varamamışlarsa mahkemeden zorunlu lisans verilmesi talep edilebilir.

Zorunlu lisans işlemleri mahkemece başlatıldığında haksahibine ilgili belgeler sunulur, haksahibinin belgelerin alındığı tarihten itibaren 1 ay içinde itiraz hakkı vardır. Bakanlığın arabuluculuk talebini reddettiği durumlarda zorunlu lisans talebinde bulunulduysa haksahibine tanınacak itiraz süresi 2 aydan az değildir. Mahkeme haksahibi tarafından yapılan itirazı zorunlu lisans talep edene tebliğ eder. Tebliğden itibaren 1 ay içinde talebin reddine veya zorunlu lisansın verilmesine karar verir. Bu kararda lisansın kapsamı, süresi (en az iki yıl en fazla dört yıl), lisans alanın gösterdiği teminat, lisansın başlama zamanı ve çeşidin etkin kullanımına ilişkin hususlar yer alır. Mahkeme kararıyla zorunlu lisans verilmesi halinde zorunlu lisans inhisari değildir sadece veriliş amacına göre inhisari olabilir (K.27). Zorunlu lisans süresinin dolması halinde mahkemeden uzatma talep edilebilir (en az iki en fazla dört yıl). (K.19, Y.30)

Islahçı hakkı hangi durumlarda tüketilmiş kabul edilir?

  • Korunan bir çeşide veya
  • kendisinden esas itibariyle türetilmiş bir çeşide,
  • korunan bir çeşitten farklı olmayan çeşitlere,
  • üretilmeleri için her defasında koruma altındaki bir çeşidin kullanımı gerektiren çeşitlere ait bir materyal veya bu materyalden elde edilen materyal, yurt içinde ıslahçı tarafından veya onun rızasıyla satılmış veya diğer bir şekilde pazarlanmış ise ıslahçı hakkı tüketilmiş olur.

Ancak hak konusu çeşidin çoğaltılmasına imkan veren faaliyetler var ise, veya çeşidin ait olduğu cins ve türü koruma kapsamına almamış bir ülkeye çeşidin çoğalmasına imkan verecek materyalin (her türlü çoğaltım materyali, bitkiyi veya bitkinin kısımlarını kapsayan hasat edilmiş materyal, hasat edilmiş materyalden doğrudan elde edilen her türlü ürün) ihraç edilmesi sözkonusuysa ıslahçı hakkı ileri sürülebilir.

İhraç edilen mal nihai tüketim amacıyla kullanılacaksa ıslahçı hakkı gene de tüketimiş sayılır. (K.31)

Islahçı hakkının tescilinden sonraki değişiklikler sicile kaydettirilmeli midir?

Başvuru veya tescilden doğan ıslahçı hakkıyla ilgili adres, ünvan, devir, miras yoluyla intikal gibi değişikliklerin 30 gün içinde ilgili ücretin ödenmesiyle birlikte Genel Müdürlüğe yazılı olarak bildirilmesi gerekir. Bu değişiklikler işlemler tamamlandıktan sonra bültende ilan edilir. (K. 49Y.23)

Devir ve miras yoluyla intikal işlemleri için gerekli belgeler nelerdir?

Başvuru veya tescil hakkının devri veya miras yoluyla intikalinin sicile kaydettirilmesi amacıyla Genel Müdürlüğe başvuru yapılır ve şu belgeler sunulur: Talep dilekçesi, veraset ilamı, tescil belgesi, devir belgesi (taraflarca imzalı, çeşidin adının geçtiği,noter tasdikli), vekalet veya tüzel kişi ise imza sirküleri. (Y. 35)

Lisansın kaydettirilmesi için gerekli belgeler nelerdir?

İnhisari veya İnhisari Olmayan Lisans Sözleşmelerinin kaydı için aşağıdaki belgelerin sunulması gerekir: Taraflarca imzalı, lisans konusu olan ait çeşidin başvuru tarih ve no, tescil tarih ve no, süreyi, lisans bedelini ve lisans verilmesine ilişkin dayanağı gösteren noter tasdikli lisans sözleşmesi, ıslahçı hakkı tescil belgesi, imza sirküleri veya vekaletname.(Y.36)

Islahçı hakkının hükümsüzlük halleri nelerdir?

  • Başvuru veya rüçhan hakkı tarihi itibarıyla, çeşidin Kanunun 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartlara uymadığının anlaşılması yani yenilik ve farklılık şartlarını taşımaması.
  • Kanunun 7 nci ve 8 inci maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşmediğinin anlaşılması yani yeknesak ve durulmuş olmaması.
  • Islahçı hakkı tescilinin 11 inci, 12 nci ve 13 üncü maddelerde belirtilenler dışında yetkisiz bir kişi adına yapıldığının anlaşılması. (k.Mad. 52)

Kimler hükümsüzlük talebinde bulunabilir?

Hukukî menfaati olan herkes, koruma hakkı devam ettiği sürece, mahkeme nezdinde ıslahçı hakkına dair hükümsüzlük talebinde bulunabilir. Başvurunun yetkisiz kişi adına yapıldığı yönündeki hükümsüzlük talebi ise, ancak gerçek hak sahibi tarafından ileri sürülebilir. (K.Mad. 53)

Hükümsüzlük kararı geriye etkili midir?

Islahçı hakkının hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkilidir ve bu Kanun ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır.

Kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı Kütüğe kaydedilir ve herkese karşı hüküm ifade eder. (K.Mad. 54)

Hakkın kendiliğinden sona erme sebepleri nelerdir?

  • Koruma süresinin sona ermesi.
  • Hak sahibinin hakkından vazgeçmesi.
  • Yıllık ücretlerin belirlenen sürelerde ödenmemesi (K.mad. 55)

Başvuru veya tescilden doğan ıslahçı hakkı nedeniyle lisans verilmesi mümkün müdür? (k.mad. 50)

Hak sahibi başvuru veya tescilden doğan hak üzerine inhisari veya inhisari olmayan lisans verebilir.

Lisans alan tarafın dava açma hakkı var mıdır?

Münhasır lisans alan tarafın doğrudan dava açma hakkı bulunmaktadır. Münhasır olmayan lisans alan taraf doğrudan dava açma hakkı bulunmamaktadır. Bunlar hakka tecavüzü öğrendikten sonra lisans veren hak sahibinden dava açması isteyebilir. Hak sahibinin bildirimin tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde davayı açmaması lisans alan davayı kendi adına dava açar ve hak sahibini haberdar eder. (K.mad. 50)

Hakka tecavüz teşkil eden fiiller nelerdir?

  • Kanunun 14 üncü maddesinde sayılan hak sahibine tanınmış yetkileri hak sahibinin rızası olmadan kullanmak yani koruma altında olan çeşidi,
    • üretmek veya çoğaltmak,
    • çoğaltım amacıyla hazırlamak,
    • satışa arz etmek,
    • satmak veya diğer şekillerde piyasaya sürmek,
    • ihraç veya ithal etmek,
    • depolamak
  • Korunan çeşide ait çoğaltım materyalinin, hak sahibinin inhisarî yetkilerini ihlâl etmek suretiyle üretildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, söz konusu materyali çoğaltım amacıyla hazırlamak, çoğaltmak, satışa sunmak, satmak veya diğer şekillerde piyasaya sürmek, ihraç etmek, ithal etmek veya bu amaçlarla depolamak.
  • Sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans ile verilmiş yetkileri izinsiz genişletmek veya bu yetkileri üçüncü kişilere devretmek.
  • 9 uncu maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarını ihlâl etmek.
  • Hakkı gasbetmek.
  • Yukarıdaki bentlerde sayılan fiillere iştirâk veya yardım etmek veya teşvik etmek veya hangi şekil ve şartta olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak.
  • Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya piyasaya sürülen materyalin nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak. (K.mad. 56)

Hak sahibinin açacağı hukuk davasında ileri sürebileceği talepler nelerdir?

  • Islahçı hakkından doğan hakka tecavüz fiillerinin durdurulması.
  • Tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat.
  • Hakka tecavüz neticesinde üretilen materyal ile bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması.
  • (c) bendi hükmü çerçevesinde el konulan materyal ve araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması; bu durumda el konulan materyalin değeri, (b) bendi hükümlerine göre belirlenecek tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminat miktarını aştığı zaman, hak sahibi, aşan kısmı karşı tarafa öder.
  • Hakka tecavüzün devamını önleyici tedbirlerin alınması; (c) bendi hükümleri çerçevesinde el konulan materyal ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya hakka tecavüzün önlenmesi için imhası. (K.mad. 57)

Hak sahibi ihtiyati tedir talebinde bulunabilir mi?

Bu Kanun uyarınca dava açan veya dava açacak olan kişiler, dava konusu çeşidin, kendi haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde, Türkiye`de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, mahkemeden ihtiyatî tedbir kararı verilmesini talep edebilirler.

İhtiyatî tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte veya dava açıldıktan sonra yapılabilir. İhtiyatî tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.

İhtiyatî tedbir, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:

  • Islahçı hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını.
  • Islahçı hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen hak konusu çeşitle ilgili materyallere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya serbest bölgeler de dahil olmak üzere bulundukları her yerde el konulması ve bunların zarar görmeyecek şekilde saklanmasını kapsamalıdır. (k.Mad. 63)

Dava sırasında yoksun kalınan kazanç nasıl hesaplanır?

Yoksun kalınan kazanç, zarara uğrayan hak sahibinin seçeceği, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir:

  • Islahçı hakkına tecavüz eden kişinin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin çeşidi kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre.
  • Hakka tecavüz eden kişinin, hak konusu çeşidi kullanmakla elde ettiği kazanca göre.
  • Hakka tecavüz edenin, korunan çeşidi bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre. (K.mad. 59)

Tespit talebinde bulunmak mümkün müdür?

Islahçı hakkına tecavüz davası açmaya yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tespitini mahkemeden isteyebilir. (K. Mad. 62)

Menfi tespit davası açma imkanı var mıdır?

Menfaati olan herkes, hak sahibine karşı dava açarak, faaliyetlerinin ıslahçı hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir.

Dava açılmadan önce, korunan çeşit ile ilgili yapılan veya yapılacak faaliyetlerin ıslahçı hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, hak sahibinin görüşlerini bildirmesi noter aracılığı ile talep edilebilir. Bu talebin hak sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde hak sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi birinci fıkraya göre dava açabilir.

Birinci fıkrada belirtilen dava, ıslahçı hakkına tecavüzden dolayı kendisine dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.

Dava, korunan çeşit üzerinde hak sahibi olan ve Kütüğe kaydedilmiş bulunan bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.

Bu maddede belirtilen dava, hakkın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de açılabilir. (K.Mad. 61)

Hukuk mahkemesinde yetkili mahkeme hangisidir?

Hak sahibi tarafından açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.

Davacının Türkiye`de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme Ankara`daki mahkemelerdir.

Üçüncü kişiler tarafından başvuru sahibi veya hak sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Başvuru veya hak sahibinin Türkiye`de ikamet etmemesi halinde yetkili mahkeme Ankara’daki mahkemelerdir.

Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın açıldığı mahkemedir.

Bakanlığın davacı veya davalı olduğu durumda, yetkili mahkeme, Ankara`daki mahkemelerdir. (K.mad. 57)

Islahçı hakkına tecavüzden dolayı ceza takibi yapılabilir mi?

Islahçı hakkına tecavüz teşkil eden sebepler nedeniyle hak sahibi tarafından şikayette bulunulabilir. Şikayet üzerine toplanacak deliller neticesinde Savcı ceza davası açıp açmayacağına karar verir.

Hak sahibi yanında şikayet hakkına sahip olan kuruluşlar var mıdır?

Hak sahibinin yanısıra; Bakanlık, ıslahçı hakları ile ilgili birlikler, tüketici dernekleri ve 8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı "Ticaret ve Sanayi Odaları", "Ticaret Odaları", "Sanayi Odaları", "Deniz Ticaret Odaları", "Ticaret Borsaları" ve "Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği" Kanunu ile 17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa tâbi kuruluşlar da şikâyet hakkına sahiptir. (Mad. 67)

Şikayet ile ilgili zamanaşımı süresi var mıdır?

Şikâyetin, fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılması gerekir. K.Mad.67)

Islahçı haklarına tecavüz nedeniyle öngörülmüş cezalar nelerdir?

  • Kanunun 56 ncı maddesinin (a)(hak sahibinin yetkilerini izinsiz kullanmak), (b) (korunan çeşide ait çoğaltım materyalini çoğaltmak, satmak, elinde bulundurmak, ithal veya ihraç etmek, depolamak vs.) (e) (hakkın gasbedilmesi) ve (f)(suç fiillerine iştirak etmek, fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak) bentlerindeki fiilleri kasten işleyenler onüç aydan iki yıla kadar hapis veya beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası veya her ikisi ile birlikte cezalandırılır ve ticaret ile uğraşanların iş yerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine karar verilir.
  • 56 ncı maddenin (c) (lisans ile verilmiş yetkileri izinsiz genişletmek veya bu yetkileri 3. kişilere devretmek), (d)(UPOV sözleşmesine taraf ülkede kullanılan bir ismin kullanılması) ve (g) (hakka tecavüz teşkil eden materyalin nedereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak) bentlerini kasten ihlâl edenler beşmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
  • Gerçeğe aykırı biçimde, kendisini başvuru sahibi veya hak sahibi olarak tanıtanlar beş milyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
  • Bu maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan fiiller, bir işletmenin çalışanları tarafından, hizmetlerini yerine getirmeleri esnasında, doğrudan kendilerince veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, temsilcisi veya idareci veya hangi sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı şekilde cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken, 56 ncı maddede belirtilen fiillerden herhangi biri işlenirse, tüzel kişi de masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. (K.Mad. 66)

Hukuk veya ceza davasının açılmasında hangi mahkeme görevlidir?

Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, ihtisas mahkemeleridir. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. (K.Mad. 68)

Islahçı hakkı kütüğü nedir?

Islahçının veya vekilinin başvuru dosyasından başlayarak, başvurunun incelenmesi ve kabulü, teknik inceleme, hakkın verilmesi, bültenlerde yayımlanma, itirazlar ve devirler gibi tüm aşamaları kapsayan klasördür. Sözkonusu klasörde başvuru sicili ve ıslahçı hakkı sicili yer alır. (K70, Y39)

Islahçı hakkı kütüğü üçüncü kişiler tarafından incelenebilir mi?

İlgili olan herkes ıslahçı hakkı kütüğünde yer alan başvuru ve ıslahçı hakkı sicilindeki bilgi ve belgeleri inceleyebilir. İnceleme için Genel Müdürlüğe yazılı başvuru yapılır. Ancak inceleme belge ve bilgilerin asılları üzerinden yapılmaz. Asıllar üzerinden yapılacak inceleme Bakanlığın yazılı izni ile mümkündür. (K70, Y39)

Islahçı hakkı sahibi kütükteki bilgilerinin incelenmesini engelleyebilir mi?

Üretilmesi ve çoğaltılması sürekli olarak diğer çeşitlerin kullanılmasını gerektiren çeşitlerinin sahipleri, çeşide ait belge, bilgi ve testlerin inceleme kapsamı dışında tuutlmasını isteyebilir. Bu talep, Genel Müdürlüğe yazılı olarak yapılmalıdır. (K70, Y39)

308 sayılı tohumlukların tescil, kontrol ve sertifikasyonu hakkında kanun ile 5042 sayılı yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının korunması kanunu arasında nasıl bir ilişki vardır?

5042 sayılı kanunun amacı bitki çeşitlerinin geliştirilmesini özendirme yeni çeşitlerin ve ıslahçı haklarının korunmasını sağlamaktır.Bu kanun nezdinde ıslahçı hakkına sahip olan kişi geliştirdiği, bulduğu ya da ıslah ettiği çeşit için koruma süresi boyunca bir tekel hakkı elde etmektedir. Ancak bu çeşide ait ürününü Türkiye’de dolaşıma sunmak, satışa arz etmek, ürettirmek için 308 sayılı kanunla prensipleri belirlenen tescil ve sertifikasyon işlemlerini gerçekleştirmek zorundadır. 308 sayılı kanunun amacı ülkede yetiştirilen, satılan, dağıtılan, ithal ve ihraç edilen thoumlukların kontrol ve sertifikalandırılmasıyla bu tohumlukların çeşit ve safiyetini devam ettirmek, fiziksel vasıflarını muhafaza etmek ve dolayısıye çiftçilere garantili ve niteliği daha yüksek tohumluk sağlamaktır. Tescil işlemleri tohumlukların özelliklerini tanımlamakta sertifikasyon işlemleri ise tescilde tanımlaan özelliklerin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemektedir.



©2007 Deriş Patent Ve Marka Acentalığı A.Ş. Her hakkı saklıdır.