|
Sıkça Sorulan Sorular: Son güncelleme Mayıs, 2007
Türkiye’de marka/hizmet marka korumasının yasal dayanağı nedir? Türkiye’de marka/hizmet markası başvuruları 27 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye uygun olarak tevdi edilebilmektedir. Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik 5 Kasım 1995 tarihinde Remi Gazetede yayınlanmasını takiben aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 2 Ekim 2002 tarihinde 24894 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmasını takiben aynı tarihte yürürlüğe giren yeni bir Yönetmelik ile üzerinde bir kaç hususta düzeltmeler yapılmıştır. Türkiye’de marka koruması nasıl elde edilir? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi uyarınca bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre ticari/hizmet markası koruması tescil yoluyla elde edilir. Bu hükme göre Türkiye “Açıklayıcı” sistemi bırakıp “Kurucu” yani sadece tescilin hak sağladığı yöntemi benimsemiştir. Türkiye’de kimler marka tescili elde edebilir? Aşağıda belirtilen kişiler 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca aşağıda belirtildiği şekilde Türkiye’de korumaya ve ticaret/hizmet markalarının tesciline hak kazanırlar: “Madde 3: Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü koruma; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Anlaşması veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilerce elde edilir. Bu maddenin ilk paragrafı haricinde kalan Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek ve tüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye’de marka korumasından aynı şekilde yararlanır. Madde 4: Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha elverişli olması halinde, 3. maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını talep etme hakkına sahiptir.” Madrid Protokolüne göre uluslararası markalar için koruma Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişletilebilir mi veya Türkiye’den başvuru yapılabilir mi? Türkiye markaların uluslararası tescili hakkında Madrid Anlaşmasına ilişkin Protokole, Bakanlar Kurulu’nun 5 Ağustos 1997 tarihli ve 97/9731 sayılı kararı uyarınca üye olmuştur. Madrid Anlaşmasına ilişkin Protokolün uygulama şeklini gösterir yönetmelik Resmi Gazetede yayınlanmış ve 12 Mart 1999 tarihinde 1 Ocak 1999 itibariyle geriye dönük olarak yürürlüğe girmiştir. Madrid Protokolüne göre Türkiye’nin seçildiği uluslararası markalar nasıl işlem görmektedir? Türkiye’de uluslararası tescile bağlı olarak elde edilen marka hakları 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ulusal tescilli markalar ile aynı şekilde korunur. Kanun Hükmünde Kararnameye göre koruma uluslararası tescilin yürürlüğe girdiği tarihte başlar. Türkiye’nin belirlenmiş ülke olduğu durumda, Türkiye’nin uluslararası tescilin reddine ilişkin kararı WIPO’ya yayın tarihinden itibaren 18 ay içinde yapılır. Türk Patent Enstitüsü bu süre içinde WIPO’ya kararını bildirmemesi halinde, uluslararası tescilin Türkiye’de yürürlüğe girdiği ve geçerlilik kazandığı kabul edilir. Markaların koruma süresi ne kadardır? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 40. maddesi uyarınca “tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır” ve “onar senelik dönemler halinde yenilenir” .Yenileme talebinin yapılması 10 senelik koruma süresinin sona ermesinden altı ay evvel yapılır veya cezalı olarak 10 senelik sürenin sona ermesini takiben altı (6) ay içinde yapılabilir. Hangi işaretler marka olarak tescil edilebilir? Bir ticaret/hizmet markası 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca “kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.” Türkiye’deki uygulamalara göre sesler marka olarak korunabilir mi? “Seslerden” oluşan markalar 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname altında temin edilen marka tanımına girmemekle beraber bu tip “sesleri” grafik olarak temsil eden müzik notaları ticari/hizmet markası olarak tescil edilebilmektedir. Türkiye’de 3-boyutlu markalar tescil edilebilir mi? Üç boyutlu markalar sözkonusu olduğunda, 5. maddenin 1. paragrafında “malların biçimi veya ambalajlarının” kapsamında tescillerini mümkün kılmaktadır. Diğer yandan 5. maddenin 2. paragrafı hükmünde “marka , mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz” denmekte ve üç boyutlu markaların tescilini hükümsüz kılmaktadır. Bu şartlar altında, ürünler, ambalajlar vb. gibi üç boyutlu eşyaların tescili, üzerinde bir kelime ve/veya şekil markası olsun veya olmasın mümkün olacaktır.Ancak, sadece bir şekil markasının olduğu durumlarda, T.P.E. ‘ye karşı açılan ve 3 boyutlu markaların ayırdedilmesini reddeden nihai kararların geri çekilmesi hakkında alınan yakın tarihli mahkeme kararlarının hepsi başvuru sahiplerinin lehine sonuçlansa dahi, ve bu husus Temyiz Mahkemesi tarafından 3 boyutlu markaların önceden menşe ülkede ve diğer Paris Anlaşması ülkelerinde tescilli olduğu teyit edilse dahi , T.P.E. bu tip markaların tescilini, 3 boyutlu markalar çok ayırdedici bir ürün veya ambalaj şekline sahip olsa bile reddetmektedir. Garanti ve ortak markaları Türkiye’de tescil edilebilmekte midir? Ortaklaşa birden fazla marka sahibi tarafından sahip olunan Ticaret ve Hizmet markalarına ek olarak 556 sayılı kanun Hükmünde Kararname aşağıda yer alan madde 54 ve 55 uyarınca Garanti Markaları ve Ortak Markaların tesciline izin vermektedir. Garanti Markaları: Madde 54’e göre garanti markası marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, yönetim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini (malların ve hizmetlerin) garanti etmeye yarayan işarettir.Garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir işletmenin mal ve hizmetlerinde kullanılması yasaktır. Garanti markası başvurusu marka üzerinde hak talep eden kuruluş tarafından tevdi edilmelidir. Belgelendirme fonksiyonları Garanti Markaları tarafından yerine getirilen Sertifikalı Markalar için ayrıca bir koruma temin edilmez. Ortak markalar: Madde 55: Ortak marka, üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir. Ortak marka gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeğe yarar. Ortak markaların tescili için ortak marka sahipleri birlikte hareket eder. Bu tip markalar için özellikle hizmetler açısından hiç bir sınırlama yoktur. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 54. maddesi 2. paragrafı uyarınca ”Garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır” denmektedir, halbuki ortak marka sahipleri Ortak markayı ürün ve hizmetlerinde kullanabilmektedir. Teknik yönetmelik (yani, Kanun Hükmünde Kararnamede- Teknik Yönetmelik) Garanti veya Ortak Markanın başvurusuyla aynı anda tevdi edilmelidir. Aksi takdirde, geçerli olarak tevdi edilmiş sayılmazlar. (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname madde 56, paragraf 1) Yönetmeliğin 8 (e) maddesi uyarınca Teknik Yönetmeliğin noter tasdiki yapılmalıdır. Teknik Yönetmelikte yapılacak değişiklikler Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz. (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Madde 57, paragraf 1). Teknik Yönetmelik 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 56. maddesinde öngörülen şartları içermediği takdirde, Türk Patent Enstitüsü gerekli değişikliklerin yapılmasını isteyebilir. Marka sahibi bildirim tarihinden itibaren 6 ay içinde Türk Patent Enstitüsü’nün talep ettiği değişiklikleri yerine getirmezse, Garanti Markası veya Ortak Markanın tescil talebi reddedilir. Bir marka başvurusu hem mallar hem hizmetler için yapılabilir mi? Bir marka başvurusu bir sınıftan fazla mal ve/ veya hizmetleri kapsayabilir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tevdi edilecek ticaret ve hizmet markalarına Nis Sınıflandırma sistemi uygulanır. Ancak başvurunun tevdi edileceği mal(lar) ve hizmet(ler) ulusal alt-sınıflandırma sistemi göz önüne alınarak belirlenmelidir. Türkiye Nis Sınıflandırma Sistemine uymakta mıdır? Türkiye 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname altında Bakanlar Kurulu’nun 95/7094 sayılı, 12 Temmuz 1995 tarihli kararı uyarınca Nis Anlaşmasına taraf olmuş, malların ve hizmetlerin sınıflandırılması için Nis Anlaşmasını uygulamaya başlamış ve 1 Ocak 2007tarihi itibarıyla Nis Anlaşması’nın 9. baskısı kabul edilerek ve 01.01.2007 tarihi itibariyle 2007/2 sayılı ilgili Yönetmelik uyarınca yürürlüğe giren markalara ait malların ve hizmetlerin sınıflandırılması için uygulanmaya başlamıştır.
01/01/2007 tarihli 2007/2 no’lu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle, Yönetmelik mal ve hizmet ürünlerini belirlemekte ve bunların Yönetmelikte kapsandığı gibi türüne göre alt-sınıflar altında gruplandığını belirtmektedir.Ürünlerin ve hizmetlerin sınıflandırması detaylı ve uluslararası sınıf başlıklarındaki ifade ve yapıdan farklılık göstermekte ve bu nedenle ulusal bir alt sınıflandırmayı oluşturmaktadır. Ulusal alt-sınıflandırmanın İngilizce tercümesi aşağıda belirtilen ilgili linkten temin edilebilir.
Buna mahsus bir Yönetmelik, 8 Ocak 2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2007/2 sayılı Yönetmeliğin alt-sınıf içeriğine göre düzeltilmiş ve Türkiye Nis Sınıflandırmasını baz alan ulusal bir alt-sınıflandırma sistemini oluşturmuştur. Buna uygun olarak, mevcut marka tescil uygulamasında alt-sınıflandırmaya ağırlık verilmekte ve Türk Patent Enstitüsü genel olarak aynı alt sınıfa dahil ürünleri başka bir ayrım yapmaksızın iltibas yaratacak kadar benzer kabul etmektedir. Mevcut uygulamaya göre, T.P.E. farklı başvuru sahiplerine ait markaların tescilini aynı sınıf altında farklı alt-sınıf /başlık altındaki ürünler ve/veya hizmetler için kabul etmektedir. Bu uygulama marka başvurularının ürün ve hizmet sınıflarının hazırlanmasında önemli bir güçlük arzetmektedir, zira uluslararası sınıflandırmakabul edilmesine rağmen T.P.E. uluslararası sınıf başlıkları altında alt-sınıflandırma bazında tek tek ürün / hizmetlerin belirtilmesini ve daha kısıtlı tanımlanmış ürün listelerinin sunulmasını talep etmektedir. Mevcut uygulamaya göre, şu an geçerli olan Nis uluslararası sınıflandırmasının 9. baskısına göre genel sınıf başlıkları uyarınca bir marka başvurusunun tevdi edilmesi halinde, geniş olarak tanımlanmış genel sınıf başlığı bir veya daha fazla alt-sınıf açısından birebir aynı veya benzer bir marka başvurusu mevcut olduğunda markanın Türkiye’de tesciline izin vermeyebilir. Bu durumda, marka sadece önceki marka başvurusu/tescilinin kapsamadığı alt-sınıflar için tescile kabul edilir. Markanın kullanımı olarak kabul edilen durumlar nelerdir? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi kullanımla ilgili olarak aşağıdaki bilgileri içerir: “Markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde marka iptal edilir.
Aşağıda belirtilen durumlar markanın kullanımı olarak kabul edilir:
Bir markanın kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması mümkün mü? Madde 42 (c) uyarınca, bir marka tescilinin kullanılmama gerekçesiyle hükümsüz kılınması mahkeme kararını gerektirir. Madde 42(c) uyarınca marka kullanımının gerçekleştirilmesi için tespit edilen 5 yıllık sürenin dolmasından sonra markanın etkin şekilde kullanımı tescilin hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Ancak dava açılacağı düşünülerek şekilsel bir kullanım gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanımı dikkate almaz. 5 yıllık kullanım, Madde 14 ve 42 (c) ile düzenlenmiştir. Madde 42 (c) uyarınca, madde 14 altında gerçekleşen kullanmama gerekçesiyle markaların hükümsüzlüğüne karar vermek üzere sadece mahkemeler yetkilidir. Diğer taraftan yönetmelik kullanmama gerekçesiyle marka tescillerinin otomatik ve resen iptaline dair hiç bir hüküm içermez. Buna uygun olarak, İdarenin kullanmama nedeniyle marka tescillerini iptal etmek veya hükümsüz kılmak üzere bir yetkisi bulunmamaktadır. Tescil öncesi kullanım bir markanın reddini/iptalini talep etmek için zemin oluşturur mu? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve özellikle Madde 42 nin 1 (b) bendine göre “Aşağıdaki hallerde tescilli bir markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir: b) 8. maddenin ihlali (Red için Mutlak Nedenlere ilişkin)” sonraki bir marka tescilinin önceden kullanıma dayanarak itiraz edilebilmesine ve iptal davası açılmasına izin vermektedir. Bu problemin çözümü açıkça bu noktada verilecek olan mahkeme kararlarına dayanacaktır, önceki Markalar Kanununa göre öncelikli kullanıma göre koruma elde eden markalar ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre tescil edilen markalar arasındaki ana çekişmelerin kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Ancak deneyimlerimiz “Red için Mutlak Nedenler” e ilişkin aşağıda yer alan Madde 8, 3 a/b bendi itibarı ile:
“Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez:
Yukarıdaki nedenlerden dolayı bu konu ile ilgili gelecekteki mahkeme kararlarının belirsizliğinden kaçınmak için daha önce kullanıldığı halde Türkiye'de tescil edilmemiş ve yakın zamanda kullanılması tasarlanan markalar için tescil alınmasını kesinlikle tavsiye etmekteyiz.
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve özellikle Madde 42 nin 1 (b) bendine göre “Aşağıdaki hallerde tescilli bir markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir: b) 8. maddenin ihlali (Red için Mutlak Nedenlere ilişkin)” sonraki bir marka tescilinin önceden kullanıma dayanarak itiraz edilebilmesine ve iptal davası açılmasına izin vermektedir. Marka Başvurusu öncesinde Araştırma gerekli midir ? Türk Patent Enstitüsü nezdinde marka başvurusu yapılmadan ve seçilen marka piyasada kullanılmadan önce 3. kişiler adına daha önceden alınmış birebir veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir marka hakkı bulunup bulunmadığı yönünde bir marka araştırması yapılmasını önemle tavsiye ederiz. Sözkonusu marka araştırması Türk Patent Enstitüsü nezdinde yapılmakta olup, araştırma için ilgili ürün ve hizmet sınıfının belirtilmesi gereği bulunmaktadır. Resmi araştırma sonuçları 10 ila 14 günde tarafınıza bildirilebilmektedir. Şekil markaları için Araştırma yapmak mümkün mü ? Şekil markaları için halihazırda marka araştırması yapılamamaktadır. Ancak şeklin tarifinin yapılmasının mümkün olduğu durumlarda, Viyana sınıflandırma koduna göre araştırma yapılması mümkün olabilir. Türkiye'de bir marka başvurusu için gerekli evraklar nelerdir? Mevcut prosedüre göre, tevdi işleminin tamamlanabilmesi için Vekaletname başvuruyla birlikte aynı anda sunulmalıdır. Türkiye'de tevdi edilecek olan bir marka başvurusu için sunulması gereken evraklar sitemizde EK DÖKÜMANLAR altında yer alan "Marka Başvurusu için Gerekli Evraklar" adlı dökümanda bulunabilir. Rüçhan talep etmek için neler gerekmektedir?
Rüçhan talebi başvuru ile birlikte yapılmalıdır. Başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde rüçhan belgesi sunulmaz ise, rüçhan talebi yapılmamış kabul edilir. Ayrıca, Türkiye'de ulusal veya uluslararası sergilerde veya Paris Sözleşmesine taraf olan ülkelerde resmi veya resmi olarak tanınan sergilerde böyle bir sergideki teşhir tarihinden sonraki 6 aylık süre içerisinde rüçhan talebi yapılması mümkündür. Rüçhan talebine ilişkin gerekli belgeler aşağıda verilen linkte bulunmaktadır.
Bir marka başvurusu için gerekli evrakların idareye sunulması için süre nedir? Mevcut prosedüre göre, başvuru ile birlikte tevdi edilmeyen tüm destekleyici evraklar 9 Nisan 2005 tarihli yönetmeliğin 12. Maddesine göre eksik evrakların tamamlanmasını talep eden resmi kararın bildirilmesinden itibaren uzatılması mümkün olmayan 2 ay içerisinde sunulması gerekir. Önceki yönetmelik ile verilen son tarihten sonra verilen 1 aylık uzatma süresi kaldırılmıştır ve son tarih olan 2 ay uzatılamaz. Bir idari karara cevap verme süresi nedir? Yönetmeliğin 12. Maddesine göre idarenin verdiği 2 aylık süre şu durumlar için verilmektedir:
Marka başvurusu 3. şahıs itirazları için yayınlanır mı? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 33. maddesine göre “29 ve 32. maddeye göre reddedilmemiş başvurular ilgili Bültende yayınlanır”. 34, 35 ve 36. maddelere göre ise üçüncü şahıslar başvurunun Resmi Marka Bülteninde yayınlandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurusu yapılan markanın tesciline itiraz edebilir/görüş bildirebilir. Türkiye'de itiraz/görüş tevdi etmek için olan süreler nelerdir? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname tescil öncesi itiraz ve görüş işlemlerine imkan sağlamaktadır. Başvuru Türk Patent Enstitüsü tarafından itiraz/görüş amacı için yayınlanmasından önce aşağıdaki maddelere göre incelenir:
Şu anda geçerli olan uygulamaya göre, T.P.E. nin incelemede herhangi bir öncelikli tarihe sahip iltibas yaratacak derecede benzer bir tescil ve/veya başvuru ortaya çıkması halinde T.P.E. Türkiye'de tevdi edilen başvuruyu “Red için Mutlak Nedenler” e ilişkin Madde 7 (b) ye göre reddetmektedir. Türkiye'nin seçildiği uluslararası markalar için itiraz prosedürü nedir? Uluslararası tesciller için ulusal başvurular için geçerli olan koruma ve inceleme kuralları geçerlidir. Ulusal başvurular gibi uluslararası tesciller de Madde 7 “Red için Mutlak Nedenler” e ilişkin ve Madde 8 “Red için Nispi Nedenler” e ilişkin incelenir ve Türk Patent Enstitüsünün aylık Resmi Marka Bülteninde yayınlanır. İtiraz için sure yayından itibaren 3 aydır. Türk Patent Enstitüsüne itiraz/görüş tevdi etmek için yetkili kişi kimdir? Kanunun 34. maddesine göre herhangi bir gerçek veya tüzel kişi veya herhangi bir grup veya hizmet temin edenler, üreticiler veya imalatçıları temsil eden organ, tacir veya tüketiciler” gibi herhangi bir üçüncü şahıs T.P.E. nezdindeki işlemlere taraf olmasa da yazılı itiraz/görüşlerini sunabilmektedir. İtirazlar ne şekilde tevdi edilmelidir? İtirazlar yazılı olarak sunulmalıdır ve gerekçeli olmalıdır (şekilsel itirazlar kabul edilmemektedir) (35. Madde, 2. paragraf). İtiraz işlemleri için gerekli evrakların sunulması için gereken süre nedir? İtirazı destekleyici kanıtlar ve Vekaletname itiraz dilekçesi ile birlikte sunulmalıdır. İtiraz eden taraf itiraz dilekçesi ile birlikte vekaletnamenin de dahil olduğu destekleyici kanıtları sunmazsa ve/veya itirazında itiraz gerekçesini belirtmezse itiraz 35. Madde nin son paragrafına göre hiç yapılmamış kabul edilir. Bir itirazı çözüme kavuşturmanın alternatif yolu nedir? 36. Maddenin 2. paragrafına göre “Enstitü gerekli görürse tarafları uzlaşmak için bir araya getirir” fakat pratikte T.P.E. bugüne kadar böyle bir yol izlememiştir. T.P.E. nin kararlarını itiraz etmek mümkün müdür? 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 47 ile 53 e kadar olan Maddelerine göre, enstitü tarafından alınan kararlardan zarar gören kişiler İnceleme ve Değerlendirme Yüksek Kuruluna bu konu ile ilgili olan resmi kararın yayınlanmasından itibaren iki ay içerisinde itiraz etme hakkına sahiptir belirli bir markanın tescili ile ilgili olabileceği gibi herhangi bir konu ile ilgili olabilir. Türkiye'de fikri ve sınai haklar ile ilgili davalarda hangi mahkelemeler yetkilidir? 71. Madde nin 1. ve 3. paragraflarına göre, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında açılan ve T.P.E. nin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümlerini uygulama kararlarına karşı açılan (açılacak olan) tüm davalarda görevli mahkeme Adalet Bakanlığı'nca kurulan ihtisas mahkemeleridir. Fikri ve Sınai haklarla ilgili olarak hukuk ve ceza davalarına ihtisas mahkemeleri olarak kurulmuş bulunan “Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ve Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri” tarafından bakılmaktadır. Bu mahkemeler halen sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’de açılmış bulunmaktadır. İhtisas mahkemeleri kurulmamış olan yerlerdeki davalara Yüksek Hakimle ve Savcılar Kurul’unca tayin edilen mahalli Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemeleri bakmaktadır. Şu anda İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki yargılama bölgeleri için birden fazla ceza ve / veya ticari mahkemenin olduğu yargılama bölgelerinde Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kararına göre bütün Fikri Mülkiyet konuları için ceza davaları 3. Ceza Mahkemesinde görülmekte, hukuk davaları ise yargılama bölgesindeki Ticari Mahkemelerde görülmektedir. Bu mahkemeler ayrıca herhangi bir fikri mülkiyet konusunda Türk Patent Enstitüsü’nün vermiş olduğu kararlardan olumsuz etkilenen veya zarar gören üçüncü kişiler tarafından T.P.E.’ye karşı açılacak tüm davalarda yetkilidir. Mallara el konulması prosedürü Türk gümrüklerinde uygulanabilir mi? Ticaret/Hizmet Markaları ile ilgili olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin de içinde yer aldığı bir dizi kanunun yürürlüğe girmesi ile 4458 sayılı Gümrükler Kanunu'na 57. madde eklenmiştir, bu madde ile Fikri ve/veya Sınai Mülkiyet Hakları'na ve bunların arasında Türkiye'de koruma altında olan markalara tecavüz eden ürünlerin şikayet üzerine mallara gümrükte el konması prosedürüne göre gümrük tarafından el konmasına izin verilmiştir. El konmasından itibaren 10 gün içerisinde mahkeme kararı veya ihtiyari tedbir kararı alınmadığı takdirde, ürünler bırakılmakta ve gümrük işlemleri devam etmektedir. Burada, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 79. maddesine de atfetmek gerekir, zira bu maddeye göre şikayet üzerine gümrük yetkilileri ithalat veya ihracat sırasında ürünlere ihtiyati tedbir niteliğinde el koyabilmektedir. Esas hakkında dava gümrük idaresinin el koyma kararını tebliğinden itibaren on gün içerisinde mahkeme önünde açılmalıdır. Marka sahibi değişikliklerinin kaydı için neler gereklidir? Ünvan, adres veya nevii değişikliğinin kaydedilmesiyle ilgili olarak kayıt başvuru dilekçesinde yer alan markaların sayısına bakılmaksızın T.P.E. marka sahibine ait statü değişikliklerini aynı marka sahibinin adına tescil veya başvuru halindeki tüm markalar üzerinde gerçekleştirecektir. Buna uygun olarak tek bir marka için tek bir başvuru dilekçesi ve evraklardan bir kopya ile sözkonusu değişiklik aynı marka sahibinin tüm markaları üzerinde kaydedilecektir. Bu kayıt işlemi T.P.E. tarafından bu işlem için düzenlenecek bir idari mektupla teyid edilecektir. Türkiye’nin seçilmiş ülke olduğu Madrid protokolü kapsamında yapılmış uluslararası marka tescilleri varsa T.P.E. marka sahibinden statü değişikliklerini önce WIPO nezdinde kaydettirmesini ister ve statü değişikliklerinin kaydını tüm ulusal ve Türkiye’nin seçilmiş ülke olduğu uluslararası markalar üzerinde tamalamak için WIPO evraklarını T.P.E.’ye sunmasını talep eder. 556 sayılı KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME’nin 16. maddesi ve değiştirilen Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca da bir markanın devir edilmesi veya marka sahibinin haklarını birleşme yoluyla başka bir şirkete transfer etmesi gibi mülkiyet değişikliklerinin kaydettirilmesi halinde, marka sahibinin devredilen marka ile aynı veya ayniyete varan benzerlikte ve aynı veya benzer ürünler için markalarının bulunması halinde, aynı/benzer markaların da devralana veya birleşme sonucu faaliyetini sürdüren şirkete devredilmesini talep edilmektedir. Lisans devam kaydı gerekli midir? Bir marka tescili üzerinde lisans kayıt edilmesi durumunda, lisans geçerli olduğu sürece, markanın yenilemesi ile birlikte lisans kaydının da yenilenmesi gerekir. Lisansın devam ettiğine ilişkin kayıt yenileme belgesi üzerine şerh edilir. |
©2007 Deriş Patent Ve Marka Acentalığı A.Ş. Her hakkı saklıdır.