mahkeme kararları detayı


24.12.2010

MARKALARIN BENZERLİĞİ - ÇBS

“ÇBS SATEN, SATEN / ABS SATEN PERDAH ALÇISI” Ticari Markaları


ÇBS BOYA KİMYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ile TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ ve ABS ALÇI VE BLOK SANAYİ arasındaki dava

(*) Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas no. 2004/55 – Karar no. 2004/213 (29 Eylül 2004 tarihli karar)


Davacı firma, ABS SATEN PERDAH ALÇISI ticari marka tescil müracaatına karşı yaptığı itirazı reddeden Türk Patent Enstitüsü kesin kararının iptali istemiyle ve Davacı’nın tescilli ÇBS SATEN ve SATEN markalarına benzerliği gerekçesiyle bu ticari marka tescilinin iptali istemiyle bir dava(*) açmıştır.

Davacı, ABS SATEN PERDAN ALÇISI ticari markasının kendi SATEN ticari markasıyla ve SATEN kelimesini içeren diğer ticari marka serileriyle karışıklık ve iltibas yaratacağını ileri sürmüştür. Davacı, ek olarak, Davalı’nın daha önce de aynı ticari markanın tescili için müracaat ettiğini ve müracaatının reddedilmesi üzerine, Türk Patent Enstitüsü aleyhine ticari marka tescilini reddetme kararının iptali istemiyle dava açtığını, fakat Mahkemenin onun taleplerini reddettiğini ve bu ilk derece mahkeme kararının Yargıtay’ın onama kararıyla kesinleştiğini de ileri sürmüştür. Davacı, ayrıca, SATEN ticari markasını 1985 yılında tescil ettirdiğini ve bu markanın kendisinin onunla ilgili özel çabaları sayesinde ayırt edicilik karakteri kazandığını; “SATEN” kelimesinin daha önce boya ürünleri ticareti alanında mevcut olmadığını ve Davalı’nın Davacı’ya ait tescilli markaların kapsadığı mallara benzer mallara ilişkin ticari markasının Davacı’ya ait ticari markalara iltibas yaratabilecek kadar benzediğini de iddia etmiştir.

Davalı T.P.E., “SATEN PERDAH ALÇISI” ibaresinin ticarette bir genel terim ve kavram olarak kullanılan bir tür alçıya atıf yaptığını ve Davacı’nın tescilli markalarının “alçıyı” kapsamadığını ve bundan dolayı, Davacı’nın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 8. Maddesine dayanan itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek kendisini savunmuştur.

Diğer Davalı firma, kendisinin daha önceki marka tescil müracaatının reddedilmesi üzerine T.P.E. aleyhine açmış bulunduğu davanın kendisinin davayı takip etmemesi nedeniyle düştüğünü ve dosyanın işlemden kaldırıldığını, dolayısıyla, o davada bir kesin hüküm çıkmayacağını bildirmiştir. Davalı firma, ayrıca, ABS SATEN PERDAH ALÇISI ve SATEN markalarının aynı olmadıkları gibi iltibas yaratabilecek kadar benzer de olmadıklarını ve kendisinin saydam ve ince tip alçı ürününü başka alçı cinslerinden ayırt edebilmek için SATEN ALÇISI ismiyle üretmeye 1984 yılında başladığını; ihtilâf konusu olan ticari markaların kapsadıkları malların farklı uluslararası sınıflara dahil olduklarını ve malların piyasaya farklı paketler içinde arz edildiklerini de ileri sürmüştür.

 
Mahkeme, Davacı’nın itirazına dayanak teşkil eden marka tescillerinin 19. uluslararası  sınıfta “sıvı formda dış yüzey kaplamaları” mallarını kapsadığına; dolayısıyla, Davalı’nın ticari marka spesifikasyonlarının kapsadığı malların da Davacı’nın daha önce tescil ettirdiği markalarına konu olan malların listesi içinde ve aynı kapsamda olduğuna bir kuşkunun bulunmadığına hükmetmiştir. Bundan ötürü, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/1(b). Maddesine göre, daha önceden yapılmış bir ticari marka tesciline veya müracaatına konu olan bir ticari markanın aynısı olan ya da onun ayırt edilemeyecek benzerlik seviyesinde (hemen hemen) aynısı olan ticari markaların tescilinin reddedilmesi gerekir. Bu nedenle, Davalı’nın malların benzer olmadığı yönündeki iddiaları yerinde değildir.

Mahkeme, ayrıca, aynı konu hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının varlığından söz edebilmek için, davanın taraflarının ve konusunun aynı olması gerektiğini; bu nedenle, bu davada, 2nci Ticaret Mahkemesi kararının bir kesinleşmiş mahkeme kararı sayılamayacağını, çünkü bu davanın konusunun ve taraflarının farklı olduğunu; bununla birlikte, önceki davada yapılan talepler ve ortaya çıkan ihtilâflar hakkında yapılan kesinleşmiş değerlendirmelerin ve tanımlamaların bu davada etkili delil olarak dikkate alınacağını açıklamıştır. Önceki davada ve bu davada, ihtilâf konusu ticari markalar hemen hemen aynıdır ve her ikisi de “alçı” ile ilgilidir. Bu sebeple, Davalı’nın o davayı atiye bırakmış olması 2nci Ticaret Mahkemesi’nin ticari markaların benzer olduklarını açıklayan kararının bu davada delil olarak kabul edilmesine ve değerlendirilmesine engel olmaz.

Davalı’nın “SATEN ALÇI” ibaresinin jenerik olduğu, ticari markayı daha önceden kullandığı ve Davacı’nın aslında alçı imal etmediği yönündeki iddiaları konusunda ise, Mahkeme, ticarette daha önce kullanmakla ilgili iddiaların kabul edilebilmesi için, bunların ilgili ticari marka tanınır hale gelmeden önce kullanılmış olması gerektiğini; “saten” kelimesinin bir alçı tipi veya cinsi olarak tanımlanmadığını; ticari markanın 19. Sınıftaki mallar için kullanılmadığı iddiasının ise ancak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. Maddesine dayanan bir iptal davasında ileri sürülebileceğini açıklamıştır.

Bu gerekçelerle ve bu bulguların ışığında, Mahkeme, T.P.E.’nin red karırını iptal ederek ve Davalı adına yaptırılan marka tescilini iptal ederek Davacı’nın taleplerini ve davasını kabul etmiştir.

İndirmek için...