Sıkça Sorulan Sorular

Tüketici Hakları

Tüketicinin Korunması Kanunu

» Genel

Soru
Türkiye’de tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeler kaç gruba ayrılır?
Cevap

Türkiye’de tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri iki gruba ayırabiliriz. Bunlardan ilki, önleyici nitelikte olup, tüketiciyi henüz satıcı tarafından sömürülmeden, aldatılmadan, zarara uğratılmadan koruyucu işlev yapmaktadır. Bunlara örnek olarak “tüketicilerin bilinçlendirilmesini ve eğitilmesi” (md. 20); dernek, vakıf ve tüketici kooperatifleri gibi, tüketici haklarını savunucu “tüketici örgütlerinin kurulmasını özendirme ve bunları destekleme” (md. 3/r); “tüketicilerin sözleşme ilişkisine girişmeden önce yeterli bilgilere sahip olmasını sağlayacak etiket koyma zorunluluğu” (md. 12); “yasalara genel ahlaka aykırı; dürüst olmayan; aldatıcı, yanıltıcı, bilgi ve deneyim eksikliğini istismar edici; can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü; şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici; kamu sağlığını bozucu; hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanların yasaklanması” (md. 16); “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na, mal ve hizmetlerin kalite ve standardına uygunluk denetimi yapma yetkilerinin tanınması” (md. 19, 27); “satıcıların satıştan kaçınma yasağına bağlı tutulması” (md. 5/I, II) gösterilebilir.

İkinci grup düzenlemeler ise satıcı ile aralarında kurulan hukuki ilişki dolayısıyla sömürülen, aldatılan, zarara uğrayan tüketicinin satıcıya karşı başvurabileceği yaptırımı uygulamaya yönelik yada bazı olanaklar tanıyan düzenlemelerdir. Örnek olarak “ayıplı (özürlü) mal ve hizmet satışı halinde tüketiciye bazı seçimlik hakların tanınması” (md. 4); “mal ve hizmetlerin sunulmasının bazı koşul ve sınırlamalara bağlı tutulmasının yasaklanması” (md. 5/III); sözleşmelerdeki haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmaması (md.6); “taksitle satışlarda muacceliyet koşulunun belirli esaslara bağlanması ve sözleşme koşullarının yazılı biçimde açık olarak düzenlenerek bir nüshasının tüketiciye verilmesi” (md. 6/A); “kampanyalı satışlarda tüketiciye karşı, satıcı ile birlikte, üretici-imalatçı, ithalatçı, acente, bayi ve temsilcinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması” (md. 7); “kapıdan satışlarda tüketiciye malı, bir neden göstermeksizin yedi gün içinde geri verme hakkının tanınması ve sözleşme koşullarının açık biçimde yer aldığı yazılı metnin peşinen verilmesi” (md. 8, 9); mesafeli sözleşmelerde de kapıdan satışlara dair hükümlerin uygulanacağını belirterek tüketiciye yedi günlük sürede cayma hakkının verilmesi (md. 9/A); “tüketici kredilerinde, kredi koşullarının eksiksiz yer aldığı yazılı bir sözleşme örneğinin tüketiciye verilmesi; bu koşullarda satıcının tek yanlı değişiklik yapmasının yasaklanması; kredi borcunun vadesinden önce ödenmesi durumunda faizden indirim yapılması zorunluluğunun getirilmesi” (md. 10); kredi kartlarını tüketici kredi hükümlerine bağlayarak özellikle temerrüt faizine sınır getirilmesi (md. 10/A); “satıcının süreli yayınlara abone koşullarını uymaması halinde, tüketiciye sözleşmeden dönme hakkının tanınması” (md. 11); her türlü abonelik sözleşmelerine taraf olan tüketicelere cayma hakkı veren düzenleme “tüketiciye aldığı mal için garanti süresi içinde bozulan malı, işçilik ve malzeme ücreti almaksızın onarma zorunluluğunun getirilmesi” ) (md. 13); “satılan mala ilişkin tanıtma ve kullanma klavuzu verilmesi zorunluluğu” (md. 15); “tehlikeli ve zararlı malların üzerine ve ekli kullanım klavuzuna gerekli uyarı ve açıklayıcı bilgileri yazma zorunluluğu” (md. 18); “tüketicinin başvurabileceği reklam kurulu (md. 18), tüketici konseyi (md. 21), tüketici sorunları hakem heyeti (md. 22), tüketici mahkemeleri (md. 23) gibi kuruluşlara yer verilmesi”; satıcının yükümlülük ve yasaklara uymaması durumunda birtakım ceza yaptırımlarının öngörülmesi” (md. 25 ve 26) ile ilgili olanları gösterebiliriz.

Ancak bu düzenlemeler başlı başına tüketicinin korunması sorununu çözmeyeceğinden en uygun çözüm bizzat tüketicilerin, haklarına sahip çıkarak, yasayla tanınan yollardan yaygın biçimde yararlanmasıdır.

Soru
Türkiye’de tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler ile ne gibi yenilikler getirilmiştir?
Cevap

4822 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda;

 Türk Hukukunda ilk kez sözleşmelerde haksız şartlar (haksız standart şartlara veya haksız genel işlem şartlarına) 6. madde ile düzenlenmiştir
 Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmelerde yer alan haksız şart veya şartların tüketiciyi bağlamıyacağı hükmü öngörülmüştür.
 Elektronik ticarette meydana gelen gelişmeler nazara dikkate alınarak Kanuna Mesafeli Satışlar başlığı altında yeni bir madde ilave edilmiştir. Böylece telefon ve teleks gibi iletişim araçları ile yapılan ve özellikle internet üzerinden yapılan satışlar ve sunulan hizmetler yasa kapsamına alınmıştır. 

Soru
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un amacı nedir?
Cevap
Cevap  Kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlenmesidir.
Aynı zamanda uyumlaştırma süreci devam eden AB teknik mevzuatının etkin bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli alt yapının oluşturulmasını teminen 4703 sayılı Ürünlere İişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun çıkarılmıştır. Bu kanun ile ürünlerin piyasaya arz koşulları öğretici ve dağıtıcıların yükümlülükleri, piyasa gözetimi ve denetimi, güvenli olmayan ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertaraf edilmesi, uygunluk değerlendirme faaliyetlerinde bulunacak uygunluk değerlendirme kuruluşlarının çalışma usul ve esasları, cezai müeyyideler, AB Komisyonuna ve AB üyesi ülkelere yapılacak bildirimler gibi hususlar düzenlenmiştir. Bu kanunun uygulama usul ve esaslarını düzenleyen yönetmenlikler de yürürlüğe konulmuştur.
T.H.K. Kanunun 16. maddesinde: Ticarı reklam ve ilanların kanunlara, reklam kurulunca belirlenen ilkeler, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun dürüst ve doğru olması esastır. Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü , şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu hastalıkları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilanlar ve örülü reklam yapılmaz. Aynı ihtiyaçları karşılıyan ya da aynı amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin reklamları yapılabilir. Reklam veren, ticari reklam ve ilanda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür. Reklam verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdürler. Bu madde bilinçsiz veya bilgisiz tüketicilerin zaaflarından istafade gayesiyle alınması gerekmiyen ürünlerin satılmasının önlenmesi istenilmekte ve reklam ile ilgili ilkelerin Reklam Kurulu tarafından tespit edileceği belirtilmektedir. Abartılı reklamların verilmesinin önlenmesi ve reklamı verenin iddia ettiği hususu ispat etmesi ve aldatıcı reklam olduğunun ispatı halinde reklamı verenin sorumlu tutulacağı öngörülmektedir. 
Soru
Ticari reklam ve ilan nedir?
Cevap
T.K.H.K. da ticari reklam ve ilanların tanımı verilmemekle birlikte Reklam Yönetmenliğinin 3/h maddesine göre:
“Ticari reklam ve ilan; mal , hizmet, veya marka tanıtmak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek ve ikna etmek, satışını veya kiralanmasını sağlamak ya da artırmak amacıyla reklam veren tarafından herhangi bir mecrada yayınlanan pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular” dır.
Soru
Örtülü reklam nedir?
Cevap
Örtülü reklam yasak olmasına rağmen gizli olarak yapılan reklamlardır. Mesela avukatların reklam yapmaları yasaktır. Bir avukatın çeşitli programlara çıkarak kendini sıklıkla lanse etmesi örtülü reklam olarak değerlendirilmek gerekir. 
Soru
Reklam Kurulu’nun görevleri nelerdir?
Cevap
Ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemek ve bakanlık kanalı ile duyurmak.
 Reklam ve ilanların kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını resen veya yazılı müracaat üzerine incelemek.
 Kanun hükümlerine aykırı olarak yapılan ilanları durdurmak, düzeltmek veya yapanlara idari para cezaları vermek. 
Soru
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan doğan ihtilaflara karşı Türkiye’de hangi hukuki yollara başvurulabilir?
Cevap

Değeri beşyüz milyon lira altında bulunan anlaşmazlıklarda ihtilaf Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından hallonulur. Beş üyeden oluşan heyetin vereceği karar tarafları bağlar.
Taraflar verilen kararlara karşı onbeş gün içinde Tüketici Mahkemelerinde itiraz edebilirler. İtiraz kararın icrasını durdurmaz ancak talep halinde mahkemece tedbir mahiyetinde kararların icrası durdurulabilir. İtiraz üzerine mahkemelerce verilen kararlar kesindir. 25’inci maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlar dışındaki tüm uyuşmazlıklar, tüketici sorunları hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Başvurular Hakem Heyeti Yönetmenliğinin 5. maddesine göre tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya ikametgahının bulunduğu yerdeki hakem heyetlerine yapılır.

 Kanun’un 23. maddesine göre ihtilaflar tüketici mahkemelerince hallonulur. Kanunun geçici 1. maddesine göre Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketici mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde bütün asliye hukuk mahkemelerinin davalara bakabileceği kararlaştırılmıştır. 

Soru
Tüketici mahkemelerinde görülen davalara hangi yargılama usulü uygulanır?
Cevap
Tüketici Mahkemelerinde görülen davalara basit yargılama usulüne tatbik edilir. 
Soru
Kimlerin dava açma yetkisi vardır?
Cevap
Tüketicilerden başka tüketici örgütleri ve Bakanlığa da dava açma yetkisi tanınmıştır. Dava açmaya yetkili bulunan bu şahıslar harç ödemekten muaf tutulmuşlardır. Davanın satıcı aleyhine neticelenmesi halinde harçlar satıcı tarafından ödenecektir.Tüketici mahkemeleri kanuna aykırılığın tedbiren durdurulmasına ve nihai kararın ülke çapında ve mahalli gazeterde de yayınlanmasına karar verebilmektedir. Kanuna aykırı durumun kaldırılması ile ilgili karar da masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle ilan edilir. 
Soru
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nda para cezalarına ilişkin bir düzenleme yapılmış mıdır?
Cevap
25. madde uyarınca Kanunda yazılı hususlara aykırı hareket edenlere muhtelif miktarlarda para cezası verilmektedir. Bu cezalar bazı hallerde katlanmakta veya tekerrür halinde artırılmaktadır. Para cezalarının miktarı her yıl yeniden tespit edilmektedir.
Bakanlığa süreli yayın kuruluşlarından kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilanın durdurulmasını istemek ve bu istek yerine getirilmediği takdirde mahkameye müracaat etmek yetkisi verilmiştir.
Kanunun 26. maddesi ile yukarıda belirtilen cezaların maddelerine atıf yapılmak suretiyle cezaların Bakanlık ve Mülki amirliklerle uygulanacağı belirtilmiştir. 
Soru
Para cezalarının hukuki niteliği nedir?
Cevap
Verilen para cezaları idari niteliktedir ve bunlara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edilebilmektedir. İtiraz üzerine idare mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir. Verilen cezalar Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre tahsil edilmektedir.  
Soru
Yönetmelikler
Cevap
Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik.
Yönetmelik, içerdikleri sözlü ve yazılı kelimeler, sayılar, görsel sunumlar, ve ses efekleri dahil olmak üzere her türlü ticari reklam ve ilanları kapsamaktadır. Yönetmelikte doğrudan satış reklamları, sipariş edilmeden gönderilen mallar, karşılaştırılmalı reklamlar ve tanıklı reklamların nasıl yapılacağı ve hangi hususları ihtiva edeceği belirtilmektedir. Yine bu yönetmenlikte hiçbir firma ve kuruluşun kötülenmeyeceği, bir başka firmanın amblem veya kimlik unsurlarını kullanmak suretiyle ticari itibardan yararlanmaya çalışılmayacağı, başka reklamların takdit edilmeyeceği, reklamların kamu sağlığına aykırı olmayacağı gibi hususlar belirtilmiştir. Yönetmenlikte ayrıca doğrulanabilir olgularla ilgili tanımlamalar, iddialar ya da örnekli anlatımların kanıtlanması gerektiği ve reklam verenlerin yönetmelikte belirtilen ilkelerin uygulanışını denetlemekle görevli ve yetkili olanlara böyle bir kanıtı hemen göstermekle yükümlü olacakları belirtilmiştir.
 Reklam Kurulu Yönetmeliği
Bu yönetmelik, reklam kurulunun kuruluş ve görevleri ile çalışma usul ve esaslarını, üyelerin nitelik ve görev sürelerini belirlemektedir. Kurulun görevleri şunlardır:
a. Kanunun 16. maddesinde belirtilen esaslara uygun olarak ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirtmek ve Bakanlık kanalı ile duyurmak.
b. Ticari ilan ve reklamları, a bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde resen veya yazılı başvuru üzerine incelemek.
c. İnceleme sonuçlarına göre Kanunun 16. maddesi hükümlerine aykırı hareket edenleri cezalandırmak sözkonusu reklam ve ilanları 3 aya kadar tedbiren durdurmak ve/veya durdurmak ve/veya aynı yöntemle düzeltmek ve/veya para cezası vermek.
Kurul , c bendinde belirtilen cezaları, ihlalin niteliğine göre veya ayrı verebilir.
Kurul, ticari reklam ve ilanlarda uyulması gerekilenleri belirlemede; ülke koşullarının yanı sıra, reklamcılık alanında evrensel kabul görmüş tanım ve kurallar ile gelişmeleri, uluslararası reklam uygulama esaslarını, reklamı yapacak ürün veya hizmetlerin özelliğini ve yürürlükteki özel mevzuat hükümlerini de dikkate alır. 
Soru
Reklam Kuruluna başvuru nasıl yapılır?
Cevap
Kurula başvurular yazılı olarak yapılır. Şikayet edilen reklamın, yazılı veya basılı olanların asılları dilekçeye eklenir. Televizyon filimleri ve radyo reklam kayıtları Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndan, kurulca temin edilir. Başvular bakanlık kanalı ile de yapılabilir. İnceleme esnasında gerekli görüldüğü takdirde ilgili kişi veya kurumlardan yazılı olarak bilgi ve görüş istenebilir. Gerekçeli karar Genel Müdüre intikal ettirilir ve karar bakanlıkça uygulanır. Karar verilmeden önce Kurul tarafından konu hakkında görüşlerin bildirilmesi ile ilgili rapor hazırlanması için komisyonlar kurulabilir. 
Soru
Ticari Reklam ve İlan Yasağına Uymayanlara Verilecek Cezalar
Cevap
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesine göre (fıkra VIII), 16. maddeye aykırı davranarak yasak reklamlar yapılırsa, Reklam kurulu 3.500,00-TL para cezası ve/veya üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya düzeltme cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir. 16’ınca maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, para cezası on katı olarak uygulanır.
Bu yasağa uymama, ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, cezanın on katı uygulanır. (4077 sayılı K. 25/VIII). Bu cezayı uygulamaya yetkili makam Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’dır. (4077 sayılı K.)